Havadis | Bursa | Bursa'nın 700 yıllık lezzet mirası laboratuvar ortamında yeniden keşfedildi

Bursa'nın 700 yıllık lezzet mirası laboratuvar ortamında yeniden keşfedildi

Bursa Uludağ Üniversitesi ve Gastronomi Akademisyenleri Derneği iş birliğiyle düzenlenen EGCON, kentin köklü mutfak kültürünü 7 asırlık bir perspektifle bilimsel dünyaya taşıdı. Aktopraklık Höyük'te gerçekleşen dört günlük yoğun program, geleneksel tarifleri modern akademik yaklaşımlarla harmanlayarak geleceğe aktarmayı hedefliyor.

Bursa Uludağ Üniversitesi ve Gastronomi Akademisyenleri Derneği iş birliğiyle düzenlenen EGCON, kentin köklü mutfak kültürünü 7 asırlık bir perspektifle bilimsel dünyaya taşıdı. Aktopraklık Höyük'te gerçekleşen dört günlük yoğun program, geleneksel tarifleri modern akademik yaklaşımlarla harmanlayarak geleceğe aktarmayı hedefliyor.

Bursa'nın 700 yıllık lezzet mirası laboratuvar ortamında yeniden keşfedildi
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Bursa, tarihsel derinliği ve kültürel çeşitliliğiyle bilinen mutfak mirasını, akademik bir disiplinle geleceğe taşımak adına önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ve Gastronomi Akademisyenleri Derneği (GADER) ortaklığında, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin destekleriyle gerçekleştirilen Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi (EGCON), 27-30 Ağustos tarihleri arasında kentin gastronomi haritasını yeniden çizdi. Aktopraklık Höyük Arkeopark Açık Hava Müzesi'nin binlerce yıllık tarihi atmosferinde düzenlenen etkinlik, Türkiye'nin dört bir yanından gelen 21 farklı üniversitenin akademisyenlerini, sektörün önde gelen şeflerini ve gastronomi tutkunlarını bir araya getirdi.

Tarihin izinde 7 asırlık lezzet yolculuğu

Kongrenin temelini oluşturan 700 Yıllık Bursa Sofrası teması, kentin Osmanlı'dan günümüze uzanan mutfak serüvenini kronolojik bir düzlemde ele aldı. Proje Eş Koordinatörü ve BUÜ Aşçılık Programı Öğretim Görevlisi Fatih Yıldırım, organizasyonun 1326 yılından 2026 yılına kadar uzanan 7 farklı dönemi kapsayacak şekilde tasarlandığını belirtti. Yörük mutfağının sadeliğinden vakıf kültürünün simgesi keşkül-ü fukaraya, esnafın vazgeçilmezi tahinli pideden Balkan ve Kafkas göçlerinin Bursa mutfağına kazandırdığı cantık ve döner kebaba kadar geniş bir yelpaze, bilimsel bir titizlikle incelendi. Geleneksel yöntemlerin modern tekniklerle buluşturulduğu workshop alanları, katılımcılara geçmişin mirasını bugünün teknolojisiyle deneyimleme fırsatı sundu.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, gastronominin sadece yemekten ibaret bir olgu olmadığını, aksine bir kentin sosyokültürel kimliğini yansıtan en güçlü araçlardan biri olduğunu vurguladı. Biba, yufka ıslamasından hünkârbeğendiye, siyah incirden kentin coğrafi işaretli diğer tüm ürünlerine kadar her bir lezzetin, Bursa'nın tarih öncesinden modern döneme uzanan çok katmanlı yapısını temsil ettiğini ifade etti. Bu mirasın bilimsel olarak belgelenmesinin, kenti uluslararası bir gastronomi destinasyonu haline getirme yolunda atılmış en stratejik adımlardan biri olduğunu belirtti.

Beş duyuya hitap eden akademik yaklaşım

Klasik akademik kongrelerin aksine EGCON, katılımcılarına beş duyuya hitap eden bütüncül bir deneyim sundu. BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, tıp kökenli bir akademisyen olarak bu deneyimsel kurgunun önemine dikkat çekerek, bildirilerin sadece kağıt üzerinde kalmadığını, tat, işitme ve dokunma gibi duyuların sürece dahil edildiğini belirtti. Kongrenin başarısında, Harmancık Meslek Yüksekokulu'nun mutfaktan sahaya kadar yürüttüğü operasyonel desteğin büyük payı olduğunu ifade eden Kırıştıoğlu, bu tür bütüncül yaklaşımların kentin kültürel tanıtımına doğrudan katkı sağladığını dile getirdi.

Uluslararası literatüre bilimsel katkı

Kongre kapsamında sunulan bildirilerin, bilimsel değerlendirme süreçlerinin ardından Journal of Gastronomy (JoGA) dergisinde yayımlanması planlanıyor. Bu adım, Bursa'nın mutfak kültürüne dair akademik verilerin uluslararası literatüre kazandırılmasını sağlayacak. Ayrıca, katılımcılar için özel olarak hazırlanan Bursa Gastronomi Rotası, kentin lezzet duraklarını yerinde inceleme imkanı sunarak, teorik bilgilerin pratikle birleştiği bir saha çalışmasına dönüştü. Dört gün süren yoğun program, tescilli lezzetlerin tadımıyla sona ererken, Bursa'nın gastronomi alanındaki iddiası bilimsel bir zemine oturtulmuş oldu. Gelecek nesillere aktarılacak bu miras, üniversitelerin ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle korunmaya ve geliştirilmeye devam edecek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız