Bursa'nın İnegöl ilçesinde bir dükkan, unutulmaya yüz tutmuş bir sanatın son kalesi olarak varlığını koruyor. 73 yaşındaki Erkan Genç, çocuk yaşta babasının yanında öğrendiği yorgancılık mesleğini 60 yıldır ilk günkü titizliğiyle sürdürüyor. Modern dünyanın seri üretim ve plastik bazlı ürünlerine karşı, o hala doğal pamuk ve yünle çalışmayı tercih ediyor.
ZANAATIN ZİRVESİ VE ÖZEL SİPARİŞLER
Erkan Genç’in maharetli elleri, sadece bölge halkına değil, dünyaya da ulaştı. 1980’li yıllarda İngiltere Büyükelçiliği’nden gelen talep üzerine, Kraliçe 2’nci Elizabeth’in batik portresinin işlendiği özel bir yorganı dikmek için üç kişilik bir ekiple çalıştı. Bu çalışma, İnegöllü bir ustanın el emeğinin o dönem Avrupa saraylarına kadar uzandığını kanıtlıyor. Fransa'dan Almanya'ya kadar pek çok Avrupa ülkesine ihraç edilen bu özel el işçiliği, bugün ise aynı ilgiyi bulmakta zorlanıyor.
MESLEĞİN GELECEĞİ VE DOĞAL YAŞAM ÇAĞRISI
Genç, günümüzde bu sanatı devam ettirecek bir çırak yetişmemesinden büyük üzüntü duyuyor. Büyük firmaların seri üretim tekliflerini "Bu bir sanat, makineye sığmaz" diyerek reddeden usta, yeni nesli de uyarıyor. Elyafın petrol türevi olduğunu hatırlatan Genç, sağlıklı bir uyku için yün ve pamuğun vazgeçilmez olduğunu savunuyor. İnegöl'ün bu son temsilcisi, elindeki iğneyle sadece yorgan değil, bir kültürün mirasını da dikmeye devam ediyor. Peki, bu geleneksel zanaat usta elini çektiğinde tamamen tarihe mi karışacak?