Günlük hayatın koşuşturmasında aniden gelen çarpıntı, nefes darlığı veya terleme gibi durumlar, pek çok kişiyi "kalp krizi mı geçiriyorum?" endişesine sürüklüyor. Oysa yaşadığınız bu yoğun korku dalgası, vücudunuzun yanlış alarm vermesinden başka bir şey olmayabilir.
Vücudunuzun yanlış alarmı
Psikiyatri Uzmanı Dr. Ömer Öz, panik atağın ortada gerçek bir tehlike yokken zihnin küçük bir fiziksel belirtiyi felaket olarak kodlamasıyla başladığını belirtiyor. Kalbinizdeki ufak bir ritim değişikliği veya anlık nefes daralması, zihninizde ölümcül bir hastalığa dönüşebiliyor. Kişi yaşadığı bu durumu gerçek bir fiziksel yıkım gibi algıladığı için acil servislere başvuruyor. Ancak yapılan tetkikler sonucunda fiziksel bir hastalığa rastlanmaması, bu durumu yaşayanlarda "Acaba kafamda mı kuruyorum?" şüphesini doğuruyor. Dr. Öz, bu belirtilerin gerçek olduğunu ancak kalıcı bir fiziksel hastalıktan kaynaklanmadığını vurguluyor.
Panik atağı yönetmenin yolları
Yaklaşık 20 ila 30 dakika süren panik ataklar, yaşandığı an oldukça travmatik hissettirse de aslında geçici bir süreçtir. Uzmanlar, bu hissi bir bulut gibi düşünmeyi ve kendi akışına bırakmayı öneriyor. Panik atağın hayatınızı kısıtlamasına izin vermemeniz gerektiğini belirten Dr. Öz, psikoterapi ve ilaç tedavisi desteğiyle bu durumu tamamen geride bırakmanın mümkün olduğunu söylüyor. Eğer yaşadığınız korku günlük rutinlerinizi engelliyorsa, bir uzmandan destek almak bu kısır döngüyü kırmanıza yardımcı olabilir.