Kanser tedavisinde artık "herkese aynı yöntem" devri kapanıyor. Modern tıp, tümörlerin biyolojik yapısına göre şekillenen yeni görüntüleme teknolojileriyle çok daha kişisel çözümler sunuyor. Dr. Tarık Elri, bu yöntemlerin sadece hastalığı tespit etmekle kalmayıp, tedavinin seyrini kökten değiştirebildiğini söylüyor.
Hücreleri işaretleyerek izliyoruz
Yeni nesil moleküler görüntüleme, vücuda verilen radyoaktif moleküller sayesinde çalışıyor. Bu moleküller, doğrudan kanserli hücreyi veya tümörün çevresindeki dokuyu hedef alıyor. PET/BT cihazı, bu işaretli bölgeleri klasik yöntemlerin göremediği netlikte yakalıyor. Özellikle prostat ve nöroendokrin tümörlerde milimetrik detaylar bile artık gözden kaçmıyor.
Tedavi kararını doğrudan etkiliyor
Bu yöntemler, doktorların hastanın hedefe yönelik tedaviye uygun olup olmadığını anlamasını sağlıyor. Ayrıca tümörün çevresindeki yapıyı hedef alan FAPI gibi yeni teknolojiler, karaciğer, meme ve pankreas gibi zorlu kanser türlerinde kritik bilgiler sunuyor. Gereksiz biyopsilerin önüne geçen bu teknoloji, hastaların günlük hayatlarına hızla dönmesine de olanak tanıyor. İşlem sonrası dikkat edilmesi gereken tek şey ise bir gün boyunca hamile ve çocuklarla yakın temastan kaçınmak.