Türkiye'de nüfusun yaşlanmasıyla birlikte kemik erimesi yani osteoporoz, toplum sağlığını tehdit eden en önemli sorunlardan biri haline geldi. Uzmanlar, bu hastalığın genellikle bir kemik kırılana kadar kendini belli etmediği konusunda uyarıyor.
Kemik sağlığınız neden risk altında
Kemik dokusu yaşam boyunca kendini sürekli yenileyen dinamik bir yapıya sahip. 20'li ve 30'lu yaşlarda en üst seviyeye ulaşan kemik kütlesi, ilerleyen yaşla birlikte azalmaya başlıyor. Özellikle kadınlarda menopoz dönemi bu süreci hızlandırıyor. Kemik yapımı yavaşlayıp yıkım süreci baskın hale geldiğinde ise osteoporoz kapıyı çalıyor. Hastalık başlangıçta hiçbir ağrı veya şikayet yaratmadığı için çoğu kişi kemiklerinin zayıfladığını fark edemiyor.
Erken teşhis hayat kalitesini nasıl korur
Hastalığın en büyük riski omurga ve kalça kırıklarına yol açması. Kalça kırıkları hastayı yatağa veya tekerlekli sandalyeye bağımlı hale getirebiliyor. Omurga kırıkları ise boy kısalmasına, duruş bozukluklarına ve ciddi solunum sorunlarına neden oluyor. Bursa'daki Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Ortopedi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Akif Çuhadar, kırık oluşmadan önce kemik mineral yoğunluğu (KMY) ölçümü yaptırmanızı öneriyor. DXA yöntemiyle yapılan bu tarama, doktorların risk seviyenizi belirlemesini ve gerekirse tedaviye erkenden başlamasını sağlıyor.