Denizli'nin Beyağaç ilçesinde yaz mevsiminin sona ermesiyle birlikte tarlalarda hummalı bir çalışma yürütülüyor. Ancak bu çalışma sadece hasatla sınırlı kalmıyor; üreticiler, gelecek yılın bereketini garantilemek adına büyük bir titizlikle tohum seçimi yapıyor. İlçede çiftçilikle uğraşan 52 yaşındaki Hatice Parıldayan, kendi elleriyle yetiştirdiği dört farklı biber çeşidinin tohumlarını, nesiller boyu süregelen bir geleneği devam ettirmek için özenle ayırıyor. Kapya, Kale, Beyağaç ve Kayaca cinsi biberlerden elde edilen bu tohumlar, bölgenin tarımsal kimliğini oluşturan en önemli değerler arasında yer alıyor.
Doğal yöntemlerle gelen bereket
Parıldayan, bir dönümlük arazisinde gerçekleştirdiği üretim sürecinde modern tarım tekniklerinden ziyade geleneksel yöntemlere sadık kalmayı tercih ediyor. Toprağın verimliliğini korumak adına kimyasal gübreler yerine hayvan gübresinden faydalanan üretici, sulama işlemlerini ise damlama sistemiyle gerçekleştirerek su tasarrufu sağlıyor. Fidelerin dikim aşamasından hasat dönemine kadar her anıyla yakından ilgilendiği tarlasından sezon boyunca yaklaşık 500 kilogram ürün elde eden Parıldayan, bu biberleri kilogramı 70 TL civarında bir bedelle pazara sunuyor. Ancak onun için asıl kazanç, ekonomik getiriden ziyade elindeki tohumun saflığını koruyabilmekten geçiyor.
Tohumdan sofraya uzanan kadim döngü
Üretim döngüsünün en kritik aşamasının tohumluk biberlerin seçimi olduğunu vurgulayan Hatice Parıldayan, en sağlıklı ve en iyi gelişen ürünleri gelecek sezon için ayırdığını belirtiyor. Yıllardır devam eden bu zincirin kopmaması için büyük bir özveri gösteren Parıldayan, her biber çeşidinin kendine has bir karakteri olduğunu ve bu çeşitliliği kaybetmemenin bir sorumluluk olduğunu ifade ediyor. Tohum saklamanın sadece bir tarım faaliyeti değil, aynı zamanda bir kültür aktarımı olduğunu dile getiren üretici, bugün ayırdığı tohumların gelecek yılın tarlasındaki mahsulü oluşturacağını ve bu döngünün yıllardır aynı titizlikle sürdürüldüğünü anlatıyor.
Belediyeden yerel üretime tam destek
Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün de ilçedeki bu geleneksel üretim modelinin yerel tarım kültürünün devamlılığı açısından hayati bir öneme sahip olduğunu vurguluyor. Ata tohumlarının sadece bugünün ihtiyacını karşılamadığını, aynı zamanda gelecek kuşaklara bırakılacak en kıymetli tarımsal miras olduğunu belirten Pütün, Hatice Parıldayan gibi üreticilerin emeğinin ilçe ekonomisi için de büyük bir değer taşıdığını ifade ediyor. Yerel çeşitlerin korunmasının yanı sıra bu ürünlerin tanıtılarak ekonomik değerinin artırılması gerektiğini savunan Başkan Pütün, Beyağaç'ın üretken topraklarının doğru stratejilerle desteklenerek hem çiftçinin hem de bölge ekonomisinin kalkınmasına katkı sağlayacağını sözlerine ekliyor.