Havadis | Diyarbakır | 9 bin yıllık maden atölyesi gün yüzüne çıktı: Çayönü'nde ustanın konforu bile düşünülmüş

9 bin yıllık maden atölyesi gün yüzüne çıktı: Çayönü'nde ustanın konforu bile düşünülmüş

Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Çayönü Tepesi'nde yürütülen kazılarda, madencilik tarihine dair ezber bozan bir işlik alanı keşfedildi. Yaklaşık 9 bin yıl öncesine tarihlenen bu özel atölyede, ustaların çalışma koşullarının dahi gözetildiği ortaya çıktı.

Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Çayönü Tepesi'nde yürütülen kazılarda, madencilik tarihine dair ezber bozan bir işlik alanı keşfedildi. Yaklaşık 9 bin yıl öncesine tarihlenen bu özel atölyede, ustaların çalışma koşullarının dahi gözetildiği ortaya çıktı.

9 bin yıllık maden atölyesi gün yüzüne çıktı: Çayönü'nde ustanın konforu bile düşünülmüş
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde bulunan ve insanlık tarihinin en önemli yerleşim merkezlerinden biri kabul edilen Çayönü Tepesi, dünya madencilik tarihini yeniden yazdıracak bir keşfe ev sahipliği yapıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle, Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında sürdürülen 2026 sezonu kazılarında, M.Ö. 6900-6800 yıllarına ait olduğu belirlenen ve madenin ilk elden işlendiği bir atölye alanı gün yüzüne çıkarıldı. Bu özel işliğin merkezinde ve çevresinde yapılan titiz incelemeler sonucunda, yaklaşık 42 adet malakit ve bakır nesne tespit edildi. Söz konusu buluntular, bölgedeki yerleşik halkın madencilik konusunda ne denli ileri bir uzmanlığa sahip olduğunu gözler önüne seriyor.

Ustanın konforuna dair şaşırtıcı detaylar

Kazı alanında ulaşılan veriler, yalnızca üretilen nesnelerle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda o dönemde çalışan ustaların çalışma ortamına dair de çarpıcı ipuçları sunuyor. İşlik alanının mimari yapısı incelendiğinde, çevresinde en az altı adet dikme deliği bulunan taş döşemeli bir alanın varlığı dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu düzenlemenin ustaların güneşten korunması veya daha rahat çalışabilmesi için özel olarak tasarlanmış bir gölgelik sistemi olduğunu değerlendiriyor. Bu durum, 9 bin yıl önce Çayönü'nde yaşayan insanların, sadece teknik bir üretim süreci yürütmekle kalmayıp, işçinin konforunu da önemsediğini kanıtlıyor.

3 bin yıllık kesintisiz madencilik geleneği

Çayönü Tepesi'ndeki madencilik faaliyetlerinin kökeni, M.Ö. 9100'lere kadar uzanıyor. Ancak yeni keşfedilen bu işlik, madencilik teknolojisinin gelişim sürecini daha net bir şekilde takip etmemize olanak tanıyor. Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, bu buluntunun önemini şu sözlerle vurguluyor: M.Ö. 9100'lerde başlayan madencilik serüveninin, M.Ö. 6800'lerde bu işlikte çok daha nitelikli bir aşamaya ulaştığını görüyoruz. Bu da Çayönü ahalisinin yaklaşık 3 bin yıl boyunca madencilik alanında kesintisiz ve gelişen bir uzmanlık sergilediğini gösteriyor. İşliğin merkezinde bulunan 18 adet malakit parçası ve çevresine dağılmış diğer örnekler, ham maddeden bitmiş ürüne kadar tüm üretim aşamalarının aynı noktada gerçekleştiğini doğruluyor.

Beklenmedik bir dönem: Proto-Hassuna izleri

Bu yılki kazı çalışmaları, madencilik bulgularının yanı sıra yerleşimin kronolojisine dair de yeni bilgiler sundu. Batı alanında yürütülen kazılarda, daha önce bölgede tespit edilmemiş olan Proto-Hassuna dönemine ait çanak çömlek örneklerine ulaşıldı. M.Ö. 6800-6600 yıllarına tarihlendirilen bu bulgular, kazı ekibinin planlamasını da değiştirdi. Çayönü'nün her zaman şaşırtıcı bir alan olduğunu belirten ekip, mimari yapıların yanı sıra insanların günlük yaşamlarını sürdürdükleri alanları da tüm detaylarıyla açığa çıkarmaya devam ediyor. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nden gelen akademik destekle, bu nadide eserler dijitalleştirilerek gelecek nesillere aktarılmak üzere kayıt altına alınıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız