Diyarbakır’ın bereketli toprakları, yaz sıcaklarının bastırmasıyla birlikte devasa karpuzlara ev sahipliği yapıyor. Karacadağ’ın kendine has mineral yapısı ve serin havasında yetişen karpuzlar, işçilerin sabahın erken saatlerinde başlayan yoğun mesaisiyle tarlalardan kamyonlara taşınıyor.
Geleneksel yöntemlerle üretim
Karacadağ bölgesinin gece serinliği ve gündüz sıcağı, bu karpuzlara başka yerde bulunmayan bir aroma katıyor. Üreticiler, yoğun yağışlar nedeniyle sezon başında kök çürüğü gibi zorluklarla karşılaşsa da verimden oldukça memnun. Çekirdeksiz karpuz üretiminde dönüm başına 8 tonun üzerinde ürün alınıyor. Ancak çiftçinin yüzünü güldüren bu verim, artan masraflar karşısında bazen gölgede kalıyor.
Maliyetler ve kotalı üretim çağrısı
Tarımsal Sanayi İş Adamları Birlik Başkanı Mehmet Atik, gübre, ilaç ve elektrik gibi girdi maliyetlerinin çiftçiyi zorladığını vurguluyor. Tarlada kilosu 8-8,5 liradan satılan karpuzun, nakliye masraflarıyla birlikte sofralara ulaşana kadar fiyatı değişiyor. Atik, plansız ekimin önüne geçmek için "kotalı ekim" modeline geçilmesi gerektiğini savunuyor. Bu sistemin hayata geçmesiyle hem arz dengesinin sağlanacağını hem de çiftçinin emeğinin daha iyi korunacağını belirtiyor. Önümüzdeki günlerde nakliye süreçlerinin yoğunlaşmasıyla birlikte Diyarbakır karpuzu tüm Türkiye'deki pazar tezgahlarını süslemeye devam edecek.