Dünya ekonomisinin merkezindeki ABD, finansal tarihinde daha önce görülmemiş bir noktaya ulaştı. Hazine Bakanlığı verileri, ülkenin toplam borcunun 40 trilyon 47 milyar dolara yükseldiğini ortaya koyuyor.
Borç nasıl bu seviyeye geldi
Borç yükünün hızla büyümesinde pandemi dönemindeki devasa harcamalar, vergi indirimleri ve sürekli artan askeri bütçeler başrol oynuyor. Hükümet, gelirinden fazlasını harcamaya devam ettiği sürece borç stoğu da beklentilerden daha hızlı tırmanıyor. Sadece bu mali yılın ilk 9 ayında federal hükümet 1 trilyon 367 milyar dolar açık verdi.
Cebini nasıl etkiler
Bu rakamlar sadece kağıt üzerinde kalmıyor. ABD artık savunma harcamalarından daha fazla parayı sadece borç faizlerini ödemek için harcıyor. Faiz ödemeleri 827 milyar dolara ulaşarak bütçedeki en ağır kalemlerden biri haline geldi. Bu durum, hükümetin sosyal güvenlik veya altyapı gibi alanlara ayırabileceği bütçeyi kısıtlıyor. Küresel piyasalarda doların gücü ve faiz oranları üzerindeki baskı, dolaylı yoldan dünya genelindeki enflasyonu ve yatırım ortamını etkiliyor.
Bundan sonra ne olacak
ABD borçlanma tavanı tartışmalarını sık sık gündeme getiriyor. Borç faizlerinin savunma bütçesini bile geride bırakması, Washington'da sert bütçe kesintileri veya vergi artışlarını içeren yeni tartışmaları tetikleyecek. Dünyanın en büyük ekonomisinin bu borç yükünü nasıl yöneteceği, önümüzdeki yıllarda küresel ekonominin en büyük sınavı olacak.