Avrupa Birliği'nin geleceğine dair vizyonunu ortaya koyan AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Fransa'nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda gerçekleştirdiği Birliğin Durumu konuşmasında, Kanada ile olan ilişkileri bambaşka bir boyuta taşıyacak radikal bir öneriyi gündeme getirdi. Oturumu bizzat salonda takip eden Kanada Başbakanı Mark Carney'e doğrudan hitap eden von der Leyen, Kanada'nın Avrupa Birliği'nin ilk ortak üyesi olması için kapsamlı bir çalışma başlatmak istediklerini duyurdu. İki taraf arasındaki bağların mevcut Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması'nın ötesine geçmesi gerektiğini vurgulayan von der Leyen, Kanada ile Avrupa'nın yapay zeka, iklim değişikliği, Arktik bölgesi ve jeopolitik meselelerde aynı vizyona sahip olduğunu belirtti. Bu stratejik ortaklığın, imalat, teknoloji, savunma, enerji ve kritik ham maddeler gibi kritik sektörleri kapsayan bir Gelecek için İttifak çatısı altında güçlendirilmesi hedefleniyor.

Güvenlik mimarisinde yeni dönem
Von der Leyen'in sunduğu vizyon sadece Kanada ile sınırlı kalmadı; Avrupa'nın güvenlik mimarisini kökten değiştirecek öneriler de masaya yatırıldı. NATO'nun temel prensiplerinden esinlenerek Avrupa'nın kendi 4'üncü Maddesi olarak adlandırdığı yeni bir mekanizma teklif eden Komisyon Başkanı, üye ülkelerin silahlı saldırı boyutuna ulaşmasa bile ciddi güvenlik tehditleriyle karşılaştığı durumlarda istişare için toplanmasını öngörüyor. Bu güvenlik anlayışını daha geniş bir coğrafyaya yaymak isteyen von der Leyen, aralarında Kanada, Norveç, Ukrayna ve İngiltere'nin de bulunduğu ortakların katılımıyla bir Avrupa Güvenlik Konseyi kurulması çağrısında bulundu. Bu adım, Avrupa'nın kendi savunma ve güvenlik politikalarını daha bağımsız ve kapsayıcı bir zemine oturtma çabası olarak yorumlanıyor.

Sınır güvenliği ve dijital dünyada yeni kurallar
Göç yönetimi konusunda da sert ve kararlı mesajlar veren von der Leyen, İspanya'nın Ceuta bölgesinde yaşanan krizleri hatırlatarak Avrupa Acil Durum Müdahale Çerçevesi'nin hayata geçirileceğini açıkladı. Sınır koruma ajansı Frontex'in yetkilerinin artırılacağını, geri gönderim süreçlerinin hızlandırılacağını ve üçüncü ülkelerle iş birliğinin derinleştirileceğini belirten von der Leyen, Avrupa'ya kimin ve hangi koşullarda gireceğine dair kararın tamamen Avrupalılara ait olduğunu vurguladı. Öte yandan, dijital dünyada çocukların korunması adına devrim niteliğinde bir adım atılıyor. Komisyon tarafından sunulacak AB Çocuk Yasası ile 13 yaşından küçük çocukların sanal medya kullanımı tamamen yasaklanırken, 15 yaş altındakilerin kişisel hesap açması engellenecek. 13 ile 15 yaş arasındaki gençler için ebeveyn gözetimi şartı getirilirken, platformların 15-18 yaş arası kullanıcılar için zorunlu güvenli tasarım standartlarına uyması gerekecek. Bu kapsamlı düzenlemeler, Avrupa Birliği'nin hem dış ilişkilerde hem de iç güvenlik ve dijital toplumsal düzenlemelerde yeni bir döneme girdiğini gösteriyor.
