Afganistan'da yönetimi devraldığı 2021 yılından bu yana diplomatik yalnızlık yaşayan Taliban, Avrupa Birliği ile gerçekleştirdiği ilk resmi temasla sessizliği bozdu.
Taliban hükümetini temsil eden beş kişilik heyet, Belçika'nın başkenti Brüksel'de Avrupa Birliği yetkilileriyle bir araya geldi. 2021'de gerçekleşen iktidar değişiminden sonra Avrupa topraklarında yapılan bu ilk görüşme, taraflar arasında uzun süredir devam eden mesafeli tutumun teknik düzeyde de olsa esnemeye başladığını gösterdi.
Diplomatik izolasyonda ilk gedik
Brüksel'de gizli bir lokasyonda gerçekleştirilen toplantı, Taliban'ın uluslararası arenada meşruiyet arayışının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Afganistan Dışişleri Bakanlığı, bu ziyareti tarihi bir adım olarak nitelendirirken, görüşme gündeminin başında diplomatik hizmetlerin yeniden tesisi ve Afgan vatandaşlarının ülkelerine geri dönüş süreçleri yer aldı.
AB tarafı ise bu teması bir tanıma süreci olarak görmediğinin altını çiziyor. Heyet üyelerine sadece 24 saatlik, sınırlı ve Schengen bölgesini kapsama alanı dışında bırakan özel vizeler verildiği belirtildi. AB Komisyonu Sözcüsü Markus Lammert, görüşmelerin tamamen teknik bir çerçevede yürütüldüğünü ve Avrupa'nın göç politikaları ile sınır dışı işlemlerindeki artan ihtiyaçlara yanıt niteliği taşıdığını vurguladı.
Malala Yusufzay'dan sert tepki
Bu diplomatik hamle, insan hakları savunucularından da sert tepkiler aldı. Nobel Barış Ödülü sahibi Malala Yusufzay, Avrupa Birliği'nin Taliban ile masaya oturmasından duyduğu derin rahatsızlığı dile getirdi. Yusufzay, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Avrupa'nın insan hakları krizinin sorumlusu olan bir yapıyı meşrulaştırmaması gerektiğini belirterek, her türlü temasın merkezinde Afgan kadın ve kız çocuklarının haklarının yer alması gerektiğini savundu.
Avrupa Birliği'nin son dönemde uygulamaya koyduğu sıkı göç reformları ve geri dönüş merkezleri kurma planları, Taliban ile kurulan bu temasın temel motivasyonunu oluşturuyor. AB, resmen tanımadığı bir yönetimle dahi olsa, sınır güvenliği ve düzensiz göç yönetimi konusunda pragmatik bir yol izlemeyi tercih ediyor.