Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, İran tarafının güvenlik raporlarına dair yaptığı açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, Tahran'ın seçici alıntılarla kamuoyunu yanıltma çabasına sert tepki gösterdi. Doha yönetimi, İran'ın iddialarının aksine, Katar topraklarına yönelik gerçekleştirilen saldırıların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu vurguladı. Ensari, İran'ın resmi bir dayanak arayışında olması durumunda, Katar'ın Birleşmiş Milletler'e sunduğu resmi belgeleri esas alması gerektiğini ifade etti.
BM kayıtları gerçeği gözler önüne seriyor
Katar'ın Birleşmiş Milletler nezdinde kayıt altına aldığı belgeler, yaşanan saldırıların boyutlarını ve sivil halk üzerindeki etkilerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Ensari, 1 Mart 2026 tarihinde BM'ye iletilen mektupta, İran füzelerinin sivil, ticari ve yerleşim alanları üzerinden fırlatılması neticesinde 16 kişinin yaralandığının ve ciddi maddi hasarların oluştuğunun belgelendiğini hatırlattı. Ayrıca 20 Temmuz tarihli bir başka resmi mektupta ise, biri çocuk olmak üzere toplam 3 kişinin yaralandığı saldırıların detaylarına yer verildiği belirtildi. Katar yönetimi, bu verilerin saldırıların ciddiyetini kanıtladığını savunuyor.

Enerji tesislerine yönelik saldırılar kabul edilemez
Özellikle 18 Mart tarihinde Ras Laffan'daki kritik gaz tesislerine düzenlenen saldırı, Katar'ın enerji güvenliği konusundaki hassasiyetini bir kez daha gündeme getirdi. Ensari, bu tesislerin sadece Katar için değil, küresel enerji arzı için de hayati bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, söz konusu saldırının BM kayıtlarında açıkça yer almasına rağmen İran tarafından iddia edilen şeklinde nitelendirilmesinin üzüntü verici olduğunu ifade etti. Katar, bu tür stratejik noktaların hedef alınmasının kabul edilemez bir durum olduğunun altını çiziyor.
Diplomasi ve barışçıl çözüm vurgusu
Katar'ın mevcut bölgesel çatışmaların bir tarafı olmadığını yineleyen Ensari, ülke topraklarına, sivil altyapıya yönelik saldırıların ve Hürmüz Boğazı'ndaki eylemlerin meşru yanıt olarak haklı çıkarılamayacağını belirtti. Katar Silahlı Kuvvetleri'nin füze ve İHA'ları engellemedeki başarısının, saldırıların yarattığı tehdidin ciddiyetini ortadan kaldırmadığını ifade eden sözcü, ülkesinin diyalog ve barışçıl çözüm odaklı diplomatik çabalarını sürdürmeye kararlı olduğunu dile getirdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise daha önce yaptığı açıklamada, saldırıların yalnızca Katar'daki ABD varlıklarını hedef aldığını ve sivillerin zarar görmediğini iddia etmişti. Ancak Katar yönetimi, bu iddiaların sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini ve resmi kayıtların aksini kanıtladığını savunarak Tahran'ı uluslararası hukuka uygun davranmaya davet ediyor.