Havadis | Muğla | Muğla'nın sarp kayalıklarında asırlık gelenek: Keçiler her yıl deniz yoluyla göç ediyor

Muğla'nın sarp kayalıklarında asırlık gelenek: Keçiler her yıl deniz yoluyla göç ediyor

Muğla'nın Marmaris ilçesinde Yörük kültürünün bir parçası olan keçi besiciliği, modern dünyanın tüm imkansızlıklarına meydan okuyarak deniz üzerinden yapılan zorlu bir yolculukla yaşatılıyor. Elektrik ve yolun olmadığı kışlaklara ulaşım, teknelerle gerçekleştirilen bu ilginç göçle sağlanıyor.

Muğla'nın Marmaris ilçesinde Yörük kültürünün bir parçası olan keçi besiciliği, modern dünyanın tüm imkansızlıklarına meydan okuyarak deniz üzerinden yapılan zorlu bir yolculukla yaşatılıyor. Elektrik ve yolun olmadığı kışlaklara ulaşım, teknelerle gerçekleştirilen bu ilginç göçle sağlanıyor.

Muğla'nın sarp kayalıklarında asırlık gelenek: Keçiler her yıl deniz yoluyla göç ediyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı Söğüt ve Bozburun yöresinde, Yörük kültürünün en köklü miraslarından biri olan keçi besiciliği, günümüzün turizm odaklı yaşam tarzına ve teknolojik gelişmelere inat, asırlardır süren yöntemlerle varlığını korumaya devam ediyor. Bölgedeki sarp coğrafyada, karayolu bağlantısı bulunmayan, elektrik ve su gibi temel altyapı hizmetlerinden yoksun kışlaklarda yaşamlarını sürdüren keçiler, mevsimsel ihtiyaçlara göre yılda iki kez teknelere bindirilerek adeta bir mavi yolculuğa çıkarılıyor. Bu sıra dışı göç, sadece bir hayvancılık faaliyeti değil, aynı zamanda atalardan miras kalan bir yaşam biçiminin modern zamanlarda nasıl ayakta tutulduğunun en somut göstergesi olarak dikkat çekiyor.

Denizle iç içe bir hayvancılık serüveni

Söğüt Mahallesi'nde 37 yıldır yaşayan ve yaklaşık 35 yıldır bu zorlu mesleği icra eden Tanju Varol, ailesinden devraldığı bu geleneği sürdüren az sayıdaki üreticiden biri. Varol, keçilerin kışladığı Ali Gelmeyesi mevkisinin ulaşım açısından oldukça çetin bir yarımada olduğunu belirtiyor. Bölgeye karayolu ile ulaşımın imkansız olması, üreticileri deniz yolunu kullanmaya zorunlu kılıyor. Yaz aylarında bölgedeki su kaynaklarının kuruması nedeniyle hayvanlarını köye getiren Varol, gebelik dönemleri yaklaştığında keçileri tekrar kışlaklarına, yani deniz yoluyla ulaşılan o ıssız bölgeye geri taşıyor. Bu süreçte hem denizcilik hem de çobanlık becerilerini birleştiren Varol, dedelerinin zamanında kürek ve yelkenle yapılan bu zorlu yolculuğun, günümüzde teknolojik imkanlarla biraz daha kolaylaştığını ancak özündeki zorluğun hiç değişmediğini ifade ediyor.

Teknolojinin gölgesinde asırlık bir miras

Geçmişte tamamen ezbere ve ilkel yöntemlerle yürütülen bu göç süreci, günümüzde meteorolojik verilerin takibi ve daha gelişmiş teknelerle bir nebze olsun hız kazanmış durumda. Ancak Varol, bu işin sadece hayvan sahibi olmakla yapılamayacağını, bölgenin coğrafi yapısına, denizcilik kurallarına ve dağ yaşamına tam anlamıyla hakim olmayı gerektirdiğini vurguluyor. Turizmin bölgedeki etkisiyle birlikte geleneksel hayvancılığın hızla terk edildiğini belirten Varol, kendisi gibi göçer şekilde bu işi sürdürenlerin neredeyse kalmadığını üzülerek dile getiriyor. Dağlarda, kayalıkların üzerinde keçilerini izlerken kendisinin endişelendiğini, ancak hayvanların bu deniz yolculuğuna ve sarp arazilere son derece alışkın olduğunu belirten Varol, keçilerin teknede herhangi bir korku yaşamadığını da sözlerine ekliyor.

Zorluklara rağmen vazgeçilmeyen bir yaşam biçimi

Bu kadim geleneğin devamlılığı için teşvik ve desteklerin önemine dikkat çeken Varol, yaptıkları işin bir zorunluluktan ziyade, atalarından gelen bir tutku olduğunu belirtiyor. Su ihtiyacının teknelerle taşınması gibi maliyetli ve zahmetli süreçlerin, bu yaşam biçimini herkesin sürdürebilmesine engel olduğunu ifade eden Varol, bölgedeki hayvancılığın geleceği konusunda endişeli. Turizm sektörünün gelişmesiyle birlikte genç nesillerin bu zorlu mesleği tercih etmediğini, ancak kendisinin ve az sayıdaki arkadaşının bu kültürü yaşatmak için büyük bir özveriyle çalıştığını vurguluyor. Söğüt ve Bozburun'un Yörük kültüründeki yerini korumak adına, bu zorlu coğrafyada denizle kurulan bu özel bağın, gelecek kuşaklara aktarılması için daha fazla desteklenmesi gerektiği açıkça görülüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız