Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, başkent Moskova'da düzenlediği basın toplantısında Ukrayna'daki çatışmaların geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Peskov, barışın tesisi için atılacak adımlarda Kiev yönetiminin doğrudan katılımının ve sorumluluk üstlenmesinin vazgeçilmez bir şart olduğunu ifade etti. Rusya'nın bakış açısına göre, Ukrayna tarafının iradesi ve sürece dahil olması, çatışmaların nihai çözümü için temel bir gereklilik olarak görülüyor.
Müzakere sürecinde Kiev'in rolü
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Ukrayna'nın doğrudan katılımı olmaksızın bir barış anlaşmasına varılmasını olası görüp görmediğine dair gelen soruları yanıtlayan Peskov, bu konuda net bir duruş sergiledi. Kremlin Sözcüsü, sorumluluk almaya hazır bir Kiev temsilcisinin sürece dahil edilmediği hiçbir senaryonun kalıcı bir barış getirmeyeceğini vurguladı. Bu açıklama, Rusya'nın diplomatik çözüm arayışlarında muhatap olarak doğrudan Ukrayna yönetimini görme isteğini bir kez daha teyit etmiş oldu.
ABD'nin arabuluculuk çabaları ve uluslararası diplomasi
ABD'nin Ukrayna krizini çözmek amacıyla yürüttüğü arabuluculuk ve barış girişimlerine değinen Peskov, Moskova'nın bu çabaları önemsediğini belirtti. Ancak mevcut aşamada görüşmelerin içeriğine veya somut bir mutabakat metnine dair herhangi bir gelişme yaşanmadığını da sözlerine ekledi. Öte yandan, Çin'de gerçekleştirilecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Rusya, ABD ve Çin liderlerinin bir araya gelme ihtimali de gündemdeki yerini koruyor. Peskov, liderlerin zirveye katılım durumuna göre böyle bir üçlü görüşmenin gündeme gelebileceğini ifade etti.
Avrupa'daki toplumsal huzursuzluklar
Basın toplantısında Avrupa kıtasındaki güncel gelişmelere de değinen Peskov, Avrupa ülkelerinde son dönemde artış gösteren protestoları değerlendirdi. Söz konusu toplumsal olayların Avrupa'nın kendi iç meselesi olduğunu belirten Kremlin Sözcüsü, bu durumun sistemik bir kriz olup olmadığını tanımlamanın güç olduğunu ifade etti. Yine de Avrupa'nın ciddi bir kriz süreciyle karşı karşıya olduğunun açık olduğunu belirten Peskov, Rusya'nın bu gelişmeleri yakından izlediğini ancak müdahil olmadığını vurguladı.