Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, ABD'nin Küba üzerindeki onlarca yıllık ekonomik ve ticari kuşatmasını masaya yatırdı. ABD tarafının itirazına rağmen 136 ülkenin desteğiyle oturumun devam etmesine karar verildi. Kürsüye çıkan Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla, ambargonun bir savaş yöntemi olduğunu savundu.

Ambargonun insani maliyeti
Parrilla, ABD politikasının sadece kağıt üzerinde kalmadığını, doğrudan insan hayatını söndürdüğünü vurguladı. Ülkedeki bebek ölüm oranlarının 4'ten 9,9'a çıktığını belirten Bakan, bu durumun 1780 bebeğin hayatını kaybettiği anlamına geldiğini söyledi. Gençler arasındaki kanser kaynaklı ölüm oranlarının da ciddi şekilde tırmandığına dikkat çeken Parrilla, ambargonun sessiz bir katil gibi işlediğini ifade etti.
Bundan sonra ne olacak
Küba yönetimi, uluslararası toplumun desteğini arkasına alarak ABD'ye yönelik baskıyı artırmayı hedefliyor. 136 ülkenin ambargonun kaldırılması yönündeki tavrı, ABD'nin diplomatik yalnızlığını derinleştiriyor. Önümüzdeki süreçte bu "enerji kuşatması" ve yaptırımların insani boyutunun BM gündeminde daha sık tartışılması bekleniyor. Peki bu yaptırımlar neden hala devam ediyor ve diplomasi bir çıkış yolu bulabilecek mi?