Henüz izleyiciyle buluşmayan İkinci Dünya Savaşı temalı casusluk filminin kopyasını içeren sabit diskin Netflix ofisinden çalınması, yapımcı şirket ile dev platformu karşı karşıya getirdi.
Güvenlik ihmali iddiaları masada
Yapımcı firma, filmin dijital kopyasının korunması konusunda Netflix’in gerekli hassasiyeti göstermediğini savunuyor. Dava dosyasında, filmin tanıtım süreçleri için platforma teslim edilmesinin ardından, dosyaların silinmesi yönündeki talimatlara rağmen yeterli güvenlik önleminin alınmadığı öne sürülüyor. Üretici taraf, bu ihmalin filmin uluslararası vizyon stratejisini ve prestijli ödül törenlerindeki şansını tamamen yok ettiğini iddia ederek 105 milyon dolarlık bir tazminat talep ediyor.
Netflix cephesinden gelen yanıtlar
Konuyla ilgili sessizliğini bozan Netflix yetkilileri ise suçlamaları kabul etmiyor. Şirket sözcüsü, içerik güvenliğini en üst seviyede tuttuklarını ve korsan yayın riskine karşı yapım ekibiyle iş birliği içinde çalıştıklarını belirtti. Netflix Film Alımları Başkanı Sean Berney, şirket tarihinde daha önce benzeri görülmemiş bir güvenlik ihlaliyle karşı karşıya olduklarını vurgularken, yürütülen iç soruşturmalardan henüz somut bir netice alınamadığını ifade etti.
Polis soruşturması tartışma konusu
Dava sürecini daha karmaşık hale getiren bir diğer unsur ise olayın polise intikal ettirilme biçimi oldu. Yapımcılar, Netflix’in hırsızlığı Los Angeles Polis Departmanı’na (LAPD) bildirme konusunda isteksiz davrandığını ve gerekli şeffaflığı göstermediğini iddia ediyor. Yaşanan bu kriz, Simon West’in yönetmen koltuğunda oturduğu; Matthew Goode, Michael Sheen ve Ben Kingsley gibi yıldız isimlerin de yer aldığı yapımın geleceği üzerindeki soru işaretlerini artırıyor. 45 milyon dolarlık yatırımın çöpe gitme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu bu süreçte, taraflar arasındaki hukuki çekişmenin uzun süre devam edeceği öngörülüyor.