Etiyopya’nın Nil Nehri üzerinde üç yeni baraj inşa etme kararı, bölgedeki su paylaşımı gerilimini zirveye taşıdı; Mısır ise tek taraflı adımlara karşı sert tavrını koruyor.
Afrika’nın can damarı olan Nil Nehri, Etiyopya ve Mısır arasında yeni bir diplomatik ve stratejik çatışmanın merkezine oturdu. Etiyopya Su ve Enerji Bakanı Habtamu Itefa’nın, nehir üzerinde üç yeni baraj inşa edileceğini duyurması, Kahire yönetiminde büyük bir rahatsızlık yarattı. Etiyopya, bu projeleri ulusal kalkınma ve enerji bağımsızlığı için zorunlu görürken, Mısır yönetimi Nil’in akışını kısıtlayacak her türlü girişimi "kabul edilemez" olarak nitelendiriyor.
Yeni projelerin gölgesindeki devasa kapasite
Etiyopya’nın gündemine aldığı yeni barajların, toplamda 140 milyar metreküpe varan devasa bir su depolama kapasitesine ulaşması hedefleniyor. Yaklaşık 3,5 milyar dolarlık maliyetlerle hayata geçirilmesi planlanan bu tesislerin, önümüzdeki birkaç yıl içinde inşasına başlanması bekleniyor. Addis Ababa yönetimi, bu yatırımlarla elektrik üretimini katlamayı, tarımsal verimliliği artırmayı ve sanayi hamlelerini desteklemeyi amaçlıyor. Ancak Mısır tarafı, bu barajların aşağı havzaya ulaşan su miktarını kritik düzeyde azaltacağından endişe ediyor.
Kahire’den bağlayıcı anlaşma çağrısı
Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Hani Sewilam, ülkesinin su güvenliğini tehdit eden hiçbir projeye müsamaha gösterilmeyeceğini açıkça ifade etti. Kahire’nin temel talebi, barajların işletilmesine dair şeffaf veri paylaşımı ve suyun bırakılması konusunda uluslararası hukuk çerçevesinde bağlayıcı bir anlaşma yapılması. Mısırlı yetkililer, Nil’in tek bir ülkenin tasarrufuna bırakılamayacağını vurgulayarak, Etiyopya’nın tek taraflı hamlelerinin bölgesel istikrarı bozduğunu savunuyor.
Rönesans Barajı’ndan sonra yeni gerilim hattı
İki ülke arasındaki su krizi, aslında 2011 yılında temelleri atılan ve Eylül 2025’te tam kapasiteyle devreye giren 5,15 gigavatlık Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (GERD) ile zaten derinleşmişti. Afrika’nın en büyük hidroelektrik tesislerinden biri olan bu baraj, yıllardır süren müzakerelere rağmen taraflar arasında bir uzlaşı noktasına taşınamadı. Şimdi gündeme gelen üç yeni baraj projesi, GERD ile başlayan ve çözülemeyen tartışmaları daha karmaşık bir boyuta taşıyarak, Nil havzasındaki su savaşları riskini yeniden gündemin ilk sırasına yerleştirdi.