İran lideri Mücteba Hamaney, ülkenin savunma stratejisini belirlemek üzere üst düzey askeri yetkililerle bir araya geldiği toplantıda, bölgedeki gerilimi tırmandıracak net mesajlar verdi. ABD ve İsrail kaynaklı olası askeri veya terör saldırılarına karşı hazırlıklı olunması talimatını veren Hamaney, verilecek yanıtın sadece savunma amaçlı kalmayacağını, ani ve etkili bir şekilde coğrafi sınır tanımadan gerçekleştirileceğini vurguladı. Hamaney, düşmanların olası bir saldırı hamlesinde, çatışmanın ne zaman ve hangi şartlar altında sonlanacağına dair kararın artık tamamen İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri ile İran halkının elinde olacağını ifade etti.
Hedef listesi genişletildi
Gerçekleştirilen bu kritik zirvede, İran Silahlı Kuvvetleri'nin stratejik hedef listesinin güncellendiği bilgisi paylaşıldı. Alınan kararlar doğrultusunda, ABD ve İsrail'e ait tüm askeri ve stratejik unsurların İran'ın saldırı menzili içerisine dahil edildiği açıklandı. Bu hamle, Tahran'ın olası bir çatışma durumunda bölgesel ve küresel çapta geniş bir yelpazeyi hedef alabileceğini gösteren önemli bir stratejik değişim olarak değerlendiriliyor.
Askeri kapasite ve saha raporları masaya yatırıldı
Toplantıya katılan isimler arasında İran Genelkurmay Başkanı Ali Abdullahi, İran Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Emir Hatemi ve Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Tümgeneral Ahmed Vahidi gibi kritik figürler yer aldı. Komutanlar, Hamaney'e Hürmüz Boğazı, Umman Denizi ve ülkenin sınır bölgelerinde konuşlu bulunan askeri birliklerin mevcut durumuna dair detaylı raporlar sundu. Ayrıca, ülkenin mühimmat kapasitesi ve savunma sistemlerinin operasyonel hazırlık seviyesi hakkında da kapsamlı bir değerlendirme yapıldığı kaydedildi.
Savunma doktrininde yeni dönem
İran liderinin ofisinden yapılan yazılı açıklamada, askeri yetkililere verilen talimatların, ülkenin caydırıcılık kapasitesini artırmaya yönelik olduğu belirtildi. Hamaney'in vurguladığı 'coğrafi sınır tanımayan karşılık' ifadesi, İran'ın olası bir saldırı durumunda sadece bölgesel değil, daha geniş bir alanda stratejik hamleler yapabileceği şeklinde yorumlanıyor. Bu toplantı, Tahran'ın dış tehditlere karşı takındığı tavrın, askeri hazırlık ve stratejik planlama açısından yeni bir aşamaya geçtiğini ortaya koyuyor.