Havadis | Dünya | Toprak çatladı, nehirler kurudu: İklim krizi kıtayı susuzluğa mahkum ediyor

Toprak çatladı, nehirler kurudu: İklim krizi kıtayı susuzluğa mahkum ediyor

Dünya Hava Aritmetiği (WWA) bünyesindeki uzmanların gerçekleştirdiği kapsamlı çalışma, Avrupa'nın karşı karşıya olduğu iklim felaketinin boyutlarını gözler önüne serdi.

Dünya Hava Aritmetiği (WWA) bünyesindeki uzmanların gerçekleştirdiği kapsamlı çalışma, Avrupa'nın karşı karşıya olduğu iklim felaketinin boyutlarını gözler önüne serdi.

Toprak çatladı, nehirler kurudu: İklim krizi kıtayı susuzluğa mahkum ediyor

Rekor düzeydeki sıcaklıklar Avrupa'nın su kaynaklarını hızla tüketirken, uzmanlar fosil yakıt kaynaklı ısınmanın kuraklık riskini onlarca kat artırdığı konusunda uyarıyor.

Dünya Hava Aritmetiği (WWA) bünyesindeki uzmanların gerçekleştirdiği kapsamlı çalışma, Avrupa'nın karşı karşıya olduğu iklim felaketinin boyutlarını gözler önüne serdi. Artan hava sıcaklıkları, sadece atmosferi değil; nehirleri, gölleri ve toprağın derinliklerindeki nemi de buharlaştırarak kıtayı daha önce görülmemiş bir kuraklık seviyesine taşıdı.

Fosil yakıtların etkisiyle tetiklenen bu süreç, Batı Avrupa'da toprak kurutucu etkileri 5, Doğu Avrupa'da ise 11 katına kadar çıkardı. Bilim insanları, küresel ısınmanın bu tür aşırı kuraklık olaylarını Batı Avrupa'da 80, Doğu Avrupa'da ise 40 kat daha muhtemel hale getirdiğini belirtiyor.

Tarımsal üretimde büyük kriz kapıda

Kuraklığın en ağır faturası ise tarım ve enerji sektörüne kesiliyor. İngiltere'de su kullanımına yönelik kısıtlamalar devreye girerken, Fransa ve İspanya gibi ülkelerde orman yangınları ve toprak verimindeki düşüş çiftçileri çaresiz bırakıyor. Avrupa genelinde 9 milyon tonu bulan tahıl kaybı beklentisi, gıda arzı güvenliğini tehdit ediyor. Fransa'da mısır rekoltesinin son yarım asrın en düşük seviyesine gerilemesi ve Romanya'da 1 milyon hektarı aşkın tarım arazisinin kuruması, krizin ekonomik boyutunu derinleştiriyor.

Enerji ve lojistik zincirinde aksamalar

Sadece tarım değil, enerji üretimi ve lojistik de kuraklıktan nasibini alıyor. Nehirlerdeki su seviyelerinin kritik eşiğin altına düşmesi, hidroelektrik santrallerinin verimini düşürürken, kargo taşımacılığını da durma noktasına getirdi. Özellikle Hollanda'daki Ren Nehri'nde su seviyesinin 1976'daki tarihi rekorun altına inmesi, enerji ve gıda fiyatlarında yeni bir zam dalgası endişesini beraberinde getiriyor.

Erken başlayan kuraklık alarm veriyor

ETH Zürih'ten Dr. Dominik Schumacher, kuraklığın artık mevsim normallerinin çok ötesinde, bahar aylarından itibaren başladığına dikkat çekiyor. Atmosferin su ihtiyacının artmasıyla kaynakların hızla tükendiğini belirten uzmanlar, 2026 yılındaki kuraklık sürecinin 2022'ye oranla iki ay daha erken başladığını vurguluyor.

Imperial College London'dan Dr. Mariam Zachariah ise mevcut 1,4 derecelik ısınmanın, emisyonlar düşürülmediği takdirde çok daha şiddetli bir buharlaşma döngüsünü tetikleyeceğini ifade ediyor. BM İklim Başkanı Simon Stiell ise yaşananları gezegenin imdat çağrısı olarak nitelendirerek, yenilenebilir enerjiye geçişin artık bir tercih değil, hayati bir zorunluluk olduğunu hatırlatıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız