Havadis | Dünya | Trump'tan Tahran'a yeni tehdit: Destansı Öfke Operasyonu masada

Trump'tan Tahran'a yeni tehdit: Destansı Öfke Operasyonu masada

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer kapasitesini etkisiz hale getirdiklerini savunarak, yeni bir askeri müdahale seçeneğini veya diplomatik bir uzlaşıyı gündeme getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer kapasitesini etkisiz hale getirdiklerini savunarak, yeni bir askeri müdahale seçeneğini veya diplomatik bir uzlaşıyı gündeme getirdi.

Trump'tan Tahran'a yeni tehdit: Destansı Öfke Operasyonu masada
KAYNAK: Demirören Haber Ajansı

ABD Başkanı Donald Trump, 3 Kasım tarihinde gerçekleştirilecek olan Kongre ara seçimleri öncesinde Florida'da düzenlenen Cumhuriyetçi Parti etkinliğinde dış politikaya dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İran'a yönelik yürüttükleri stratejinin oldukça başarılı bir noktaya ulaştığını savunan Trump, Tahran yönetiminin mevcut durumunun sona erdiğini iddia etti. İran'ın nükleer kapasitesini tamamen imha ettiklerini belirten ABD Başkanı, daha önce gerçekleştirilen Destansı Öfke Operasyonu ile sürecin büyük bir kısmının tamamlandığını ifade etti.

Yeni bir operasyon ihtimali

İran'ın nükleer silaha sahip olmasının engellenmesini kendi yönetimi adına önemli bir kazanım olarak nitelendiren Trump, bölgedeki gidişata göre yeni adımlar atabileceklerini belirtti. Trump, Tahran yönetiminin anlaşma yolunu seçmemesi durumunda küçük bir Destansı Öfke Operasyonu daha düzenleyebileceklerini açıkça dile getirdi. ABD Başkanı, ya İran'ın kendiliğinden masaya oturarak anlaşmaya yanaşacağını ya da askeri seçeneklerin yeniden değerlendirileceğini vurgulayarak, bölgedeki gerilimin devam edebileceğinin sinyalini verdi.

Küba için Rubio görevlendirildi

Konuşmasının bir diğer bölümünde Küba ile yürütülen diplomatik süreçlere değinen Trump, bu konudaki çalışmaları nihayete erdirmek üzere ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yu görevlendireceğini duyurdu. Küba ile olan ilişkilerin geleceği konusunda oldukça özgün bir yöntem öneren Trump, İran'dan dönecek olan ABD savaş gemilerinin ada yakınlarından geçerken kısa bir duraklama yapmasının yeterli olacağını savundu. Amerikan donanmasına ait gemilerin ada kıyılarına yakın bir noktada demirlemesinin, Rubio liderliğinde yürütülecek diplomatik süreci tamamlamak için yeterli bir baskı unsuru oluşturacağını ileri sürdü.

Diplomasi ve askeri güç dengesi

Trump'ın açıklamaları, ABD'nin hem Orta Doğu'da hem de yakın çevresinde askeri gücü bir diplomasi aracı olarak kullanma eğilimini bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle İran'a karşı izlenen sert tutumun, seçim öncesi seçmen nezdinde bir başarı hikayesi olarak sunulması dikkat çekti. Hem nükleer kapasitenin yok edildiği iddiası hem de Küba'ya yönelik gemi stratejisi, Trump'ın dış politikada alışılagelmişin dışında, doğrudan güç gösterisine dayalı bir yaklaşımı benimsediğini bir kez daha kanıtladı. Bu stratejinin uluslararası arenada nasıl bir karşılık bulacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız