ABD Başkanı Donald Trump’ın sert söylemleri ve bölgeye yönelik yeni yaptırım uyarıları, İsviçre’de yürütülen kritik müzakere sürecini çıkmaza soktu. İran heyeti, Washington’dan gelen tehditkar açıklamaları gerekçe göstererek görüşme alanından ayrılma kararı aldı.
İsviçre’de yürütülen ve Katar ile Pakistan’ın arabuluculuk yaptığı dörtlü müzakereler, Washington ve Tahran arasındaki gerilimin gölgesinde kesintiye uğradı. 18 Haziran’da imzalanan mutabakat zaptı sonrası umutların arttığı süreçte, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ı hedef alan sert açıklamaları masadaki atmosferi bir anda değiştirdi.
Trump, İran’ı Lübnan’daki vekil unsurları üzerinden bölgede istikrarsızlık yaratmakla suçlayarak, aksi takdirde çok ağır yaptırımlarla karşılaşacakları uyarısında bulundu.
Kalibaf'tan sert tepki: Tehditleri ciddiye almıyoruz
ABD Başkanı’nın açıklamalarına Tahran’dan yanıt gecikmedi. İran Meclis Başkanı Muhammed Kalibaf, Washington’ın tehdit dilinin artık bir karşılığı olmadığını belirterek, "Bu tehditler bir sonuç verseydi, bugün ABD bu çaresizliğe düşmezdi" ifadelerini kullandı. Kalibaf, İran Silahlı Kuvvetleri’nin her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olduğunun altını çizerek, ABD tarafını diplomatik nezakete davet etti.
Bu karşılıklı restleşmelerin ardından İran heyeti, görüşmelerin yapıldığı alandan çekilerek süreci askıya aldı.
Yaptırım taslağında sona yaklaşılmıştı
Diplomatik krizin yaşandığı süreçte, teknik düzeydeki görüşmelerin aslında önemli bir aşamaya geldiği öğrenildi. İran müzakere heyeti üyesi Hüseyin Kurbanzade, teknik komisyonların İran petrolüne yönelik yaptırımların geçici olarak kaldırılmasını öngören taslağı nihai hale getirdiğini açıkladı.
Kurbanzade, mutabakat zaptının 13. maddesi ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması konularının öncelikli olduğunu vurgularken, Lübnan’daki çatışmalar sona ermeden mutabakatın diğer maddelerinin yürürlüğe girmeyeceğini belirtti. Görüşmelerin geleceği, tarafların önümüzdeki günlerde atacağı adımlara bağlı olacak.