Yaz mevsiminin kavurucu sıcaklarıyla birlikte artan su talebi, tatil beldelerinde bütçeleri sarsan bir tabloyu beraberinde getirdi. Büyükşehirlerdeki yüksek fiyatlar bir yana, turistik merkezlerdeki damacana ve pet şişe su maliyetleri adeta cep yakıyor.
Sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla su tüketimi hızla artarken, vatandaşlar hem şebeke suyuna hem de içme suyuna ödedikleri rakamlar karşısında şaşkın. Barajlardaki doluluk oranları geçen yıla göre iyileşme gösterse de, bu durum faturalara indirim olarak yansımadı. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde artan kademeli tarife uygulamaları, yüksek su kullanımı olan hanelerin faturalarını ciddi oranda kabartıyor.
Damacana suda 250 TL sınırı aşıldı
Şebeke suyuna alternatif olarak kullanılan damacana su fiyatları, özellikle tatil sezonunun açılmasıyla birlikte zirve yaptı. İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde 150-210 lira bandında seyreden 19 litrelik damacana su fiyatları, Bodrum, Çeşme ve Marmaris gibi popüler tatil merkezlerinde 250 liraya kadar ulaşıyor. İlk kez damacana alacak tüketiciler için depozito ve iadesiz ürün maliyetleri eklendiğinde, başlangıç bedeli 350 lirayı bulabiliyor.
Plajlarda pet şişe su lüks haline geldi
Sadece damacana değil, günlük tüketilen pet şişe sular da tatilciler için ciddi bir gider kalemi haline geldi. Büyükşehirlerde 35-75 lira arasında satılan 5 litrelik pet sular, turistik bölgelerdeki büfelerde ve plaj işletmelerinde 90 liraya kadar çıkabiliyor. Zincir marketlerde fiyatlar bir nebze daha makul seviyelerde tutulsa da, sahil kenarındaki işletmelerde 1,5 litrelik bir suyun 60 liraya kadar satılması, içme suyunun tatil bütçesinde beklenmedik bir ağırlık oluşturmasına neden oluyor. Turizm hareketliliğinin zirve yaptığı bu dönemde, temel bir ihtiyaç olan suyun maliyeti, tatilcilerin en çok dikkat ettiği kalemlerden biri haline geldi.