Türkiye'nin ayçiçeği üretim merkezlerinden biri olan Edirne'de, son yıllarda artan yüksek sıcaklıklar ve kuraklık, tarımsal verimliliği tehdit eden en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu zorlu iklim koşullarına karşı üreticinin elini güçlendirmek ve en doğru üretim modelini belirlemek amacıyla Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Farklı Toprak İşleme Yöntemlerinin ve Ekim Zamanlarının Ayçiçeği Verim ve Verim Unsurlarına Etkileri Projesi, ikinci yılını başarıyla tamamladı. Sarayakpınar köyünde kurulan özel deneme bahçesinde, şubat, mart ve nisan aylarında gerçekleştirilen ekimlerle, bitkinin kuraklığa karşı dayanıklılığını artıracak yöntemler bilimsel bir titizlikle test ediliyor.

Geleneksel yöntemlerin ötesinde yeni arayışlar
Proje kapsamında pullukla işleme, kazık çekme ve anıza ekim olmak üzere üç farklı yöntem üzerinde duruluyor. Hasat döneminin gelmesiyle birlikte düzenlenen Ayçiçeği Tarla Günü etkinliğinde, bölgedeki üreticiler ve yetkililer bir araya gelerek elde edilen sonuçları yerinde inceledi. Edirne Vali Yardımcısı Önder Coşğun, projenin sadece bugünü değil, gelecekteki tarımsal planlamaları da şekillendireceğini vurgulayarak, 2025, 2026 ve 2027 yıllarını kapsayan bu üç yıllık sürecin, çiftçiler için en verimli yöntemi ortaya koyacağını belirtti. İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse ise projenin temel amacının dekara düşen verimi artırmak ve kuraklığın yarattığı olumsuz etkileri minimize etmek olduğunu ifade etti. Köse, özellikle erken ekim ve anıza ekim tekniklerinin, verim artışında önemli bir potansiyel taşıdığını gözlemlediklerini dile getirdi.

Anıza ekim yöntemi verimlilikte öne çıkıyor
Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç de projenin saha sonuçlarına dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz yıllarda yapılan denemelerin, anıza direkt ekim yönteminin hem verim hem de yağ oranı açısından daha tatmin edici sonuçlar verdiğini kanıtladığını belirten Kırbiç, bu yöntemin kuraklıkla mücadelede çiftçiler için bir kurtarıcı olabileceğine işaret etti. Geçen yıl elde edilen verilerde, anıza ekim yapılan alanlarda dekara 40 kilogramdan fazla ek ürün artışı sağlandığının görülmesi, bölge üreticisi için büyük bir umut kaynağı oldu.

Bilimsel verilerle geleceğin tarım modeli şekilleniyor
2027 yılında tamamlanması planlanan bu kapsamlı çalışma, sadece hasat miktarına değil, aynı zamanda ürünün yağ kalitesine ve diğer verim unsurlarına da odaklanıyor. İkinci yılın hasadının ardından yapılacak detaylı analizler, üçüncü yılın verileriyle birleştirilerek nihai bir yol haritası oluşturulacak. Edirne'deki bu deneme bahçesi, sadece bir araştırma alanı değil, aynı zamanda iklim değişikliğine uyum sağlayan sürdürülebilir tarım modellerinin geliştirildiği bir laboratuvar işlevi görüyor. Proje sonunda elde edilecek bulguların, bölgedeki tüm üreticilere daha güvenilir, ekonomik ve kuraklık koşullarına dirençli bir üretim modeli kazandırması hedefleniyor. Üreticiler, bilimsel veriler ışığında şekillenecek bu yeni yöntemlerle, toprağın bereketini korumayı ve gelecekteki olası krizlere karşı daha hazırlıklı olmayı amaçlıyor.




