Edirne'de bulunan Kapıkule ve Hamzabeyli Sınır Kapıları, son günlerde uluslararası taşımacılık yapan tır şoförlerinin yaşadığı vize ve oturum krizleriyle gündeme geliyor. Avrupa ülkelerine yük taşıyan sürücüler, sınır geçişlerinde karşılaştıkları engellerin artık dayanılmaz bir boyuta ulaştığını ifade ediyor. Türk plakalı araçların ve sürücülerin çeşitli gerekçelerle geri çevrilmesi, lojistik sektöründe ciddi bir tıkanıklığa yol açarken, şoförler yaşadıkları mağduriyetin bir an önce giderilmesi için yetkililere sesleniyor.
Turist değil, ekonominin yükünü taşıyan emekçileriz
Tır şoförü Yusuf Ateş, sektörün yaşadığı en büyük sorunun Schengen vizesi ve oturum izinleri olduğunu vurguluyor. 18 yıldır Avrupa ile Türkiye arasında taşımacılık yaptığını ve bugüne kadar binlerce giriş-çıkış kaydı bulunduğunu belirten Ateş, buna rağmen vize başvurusunun reddedildiğini dile getiriyor. Şoförlerin turist gibi değerlendirilmesine sert tepki gösteren Ateş, Biz turist değiliz, tatile gitmiyoruz. İthalat ve ihracata katkıda bulunan, ülkelerin kalkınmasında kilit rol oynayan şoförleriz. Amacımız Avrupa'da kalmak değil, yükümüzü teslim edip evimize ekmek götürmek diyor.
Bir gecede yüzlerce araç geri çevrildi
Bulgaristan makamlarının uyguladığı kısıtlamaların baskıya dönüştüğünü savunan Ateş, yaşanan krizin boyutlarını gözler önüne seren çarpıcı veriler paylaşıyor. Sadece bir önceki gün akşam saatlerinden gece yarısına kadar geçen sürede 245 aracın geri çevrildiğini iddia eden şoförler, bu durumun oturum süresi gibi gerekçelerle meşrulaştırılmaya çalışıldığını belirtiyor. Sınır kapılarındaki bu yoğunluk, sadece geçişleri değil, şoförlerin temel ihtiyaçlarını karşılamalarını da zorlaştırıyor. Sorunlar sadece Kapıkule ile sınırlı kalmıyor; Kranevo-Kalotina hattındaki tampon bölgede 200'den fazla şoförün bekleyişi sürerken, Polonya'da tutuklanan Türk şoförleri ve Avrupa'nın çeşitli gümrük sahalarında hareket etmesine izin verilmeyen araçlar, krizin uluslararası bir boyuta ulaştığını gösteriyor.
Çözüm için yetkililerden destek bekleniyor
Sınır kapılarındaki park ve sıra sorunlarının kendi içlerinde çözülebilecek meseleler olduğunu belirten şoförler, asıl beklentilerinin vize ve oturum uygulamalarındaki katı tutumun esnetilmesi olduğunu ifade ediyor. Vize almak için ciddi meblağlar ödediklerini ancak çoğu zaman olumsuz yanıtlarla karşılaştıklarını söyleyen Ateş, taşıdıkları yüklerin sadece kendileri için değil, ülke ekonomileri için de hayati önem taşıdığını hatırlatıyor. İnsanların artık bu mağduriyeti görmesini ve anlamasını istediklerini belirten şoförler, Yol bizim, kapı bizim. Bizi görecekler, başka çaresi yok diyerek kararlılıklarını dile getiriyor. Uluslararası taşımacılık faaliyetlerinin aksamaması ve lojistik zincirinin kopmaması için şoförler, diplomatik düzeyde bir çözüm bekliyor.