Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, sonbahar aylarıyla birlikte elektrik ve doğal gaz başta olmak üzere tüm temel ihtiyaç kalemlerinde ciddi fiyat artışları beklendiğini duyurdu.
Yaz aylarını yüksek yaşam maliyetleri ve ulaşım giderleri nedeniyle evlerine kapanarak geçiren vatandaşlar için yeni bir ekonomik sınav başlıyor. Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, mevcut ekonomik tablonun alarm verdiğini belirterek, eylül ayından itibaren başlayacak olan yeni zam dalgasına karşı uyarılarda bulundu.
Sahadaki gerçek enflasyon yüzde 40'ı aşıyor
Resmi enflasyon hedeflerinin piyasa gerçekleriyle örtüşmediğine dikkat çeken Deniz, TBF’nin market endeksi verilerine göre fiyat artışlarının hız kesmeden devam ettiğini vurguladı. Deniz, "Resmi rakamlar yüzde 30'lar seviyesinde kalsa da bizim saha hesaplamalarımız yıl sonu enflasyonunun yüzde 40 barajını aşacağını gösteriyor. Fiyatı düşen tek bir kalem dahi yok" ifadelerini kullandı.
Borç sarmalı büyüyor: 4.3 milyon kişi yasal takipte
Ekonomik krizin sadece dar gelirlileri değil, beyaz yakalıları ve serbest meslek sahiplerini de içine aldığını belirten Deniz, borçlanma verilerindeki ürkütücü artışa dikkat çekti. Kredi kartı kullanımının artık temel gıda alışverişlerine kadar indiğini belirten TBF Başkanı, borçlarını ödeyemediği için yasal takibe düşen vatandaş sayısının 4.3 milyonu geçtiğini açıkladı.
Tüketici hak arama motivasyonunu kaybetti
Ekonomik belirsizliğin toplumsal psikoloji üzerindeki etkilerine de değinen Deniz, vatandaşın hak arama konusundaki isteksizliğine dikkat çekti. Hukuki güvenceye dair endişelerin, tüketicinin sesini çıkarma motivasyonunu kırdığını belirten Deniz, "İnsanlar artık sokağa çıkıp talepte bulunmak yerine sessizce beklemeyi tercih ediyor. Ancak paranın değer kaybı o kadar yüksek ki, vatandaş artık en küçük kuruşun hesabını sormak için hakem heyetlerine başvuruyor" dedi.
Çözüm önerisi: Servet vergisi şart
Gelir adaletsizliğinin derinleştiğini savunan Mehmet Bülent Deniz, mevcut vergi sisteminin dar gelirliyi ezdiğini belirtti. Türkiye'nin en zengini ile en fakirinin aynı oranda vergi yükü taşımasının kabul edilemez olduğunu ifade eden Deniz, "Türkiye’de artık adil bir düzen için servet vergisi uygulamasına geçilmesi şart. Ödenen vergilerin karşılığında temel kamu hizmetlerinin dahi alınamadığı bir noktadayız" diyerek çözüm çağrısında bulundu.
Sektörel kriz ve işsizlik riski
Şirketlerin maliyetleri karşılayamaması nedeniyle konkordato başvurularında ciddi bir artış yaşandığını hatırlatan Deniz, bu durumun önümüzdeki dönemde işsizlik oranlarını daha da yukarı çekeceği uyarısında bulundu. Seçim atmosferine girilirken uygulanacak ekonomi politikalarının kritik önem taşıdığını belirten Deniz, istikrarlı bir yol haritası çizilmediği takdirde Türkiye'nin önündeki 4-5 yılın daha kayıp yıllar olabileceğini sözlerine ekledi.