Yargıtay, işverenlerin hatalı ödemeler karşısında yaşadığı mağduriyeti giderecek kritik bir karara imza atarak, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin işçi-işveren ilişkilerinde de geçerli olduğunu tescilledi.
İş dünyasını yakından ilgilendiren hukuki süreç, Bursa'da 15 yıl önce yaşanan bir olayla gündeme geldi. İşten ayrılan bir personele maaş ödemeleri sırasında sehven fazla para yatırıldığını fark eden işveren, ilgili tutarın iadesini talep etti. Ancak işçinin ödemeyi reddetmesi üzerine konu yargıya taşındı.
Yerel mahkemeler ve istinaf süreçleri, işçinin ekonomik olarak daha zayıf konumda olduğu gerekçesiyle işverenin talebini reddetmişti. Ancak dosyanın taşındığı Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozarak emsal niteliğinde bir hüküm kurdu.
Hatalı ödemenin kanıtlanması şart
Yargıtay, Türk Borçlar Kanunu'ndaki sebepsiz zenginleşme maddelerine atıfta bulunarak, borç olmadığı halde yapılan ödemelerin geri istenebileceğini belirtti. Kararda, ödeme sırasında bir yanılgıya düşüldüğünün ve bu durumun bilirkişi raporu gibi somut delillerle ispatlanması halinde, işverenin hakkını arayabileceği vurgulandı.
Bilirkişi raporuyla fazla ödemenin kesinleştiği ve işçinin daha önceki alacak davasının da reddedildiği göz önüne alındığında, Yargıtay söz konusu tutarın işçiden tahsil edilmesine hükmetti. Bu karar, işverenler için hatalı ödemelerin geri alınması noktasında hukuki bir güvence oluştururken, iş hukukunda yeni bir dönemi başlattı.