Elazığ’ın Sivrice ilçesinde, Hazar Gölü’nün masmavi sularının altında binlerce yıllık bir tarih sessizce varlığını sürdürüyor. Tektonik yapısıyla bilinen gölün derinliklerinde yer alan ve 1. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı olarak koruma altına alınan Batık Şehir, bölgenin en kıymetli hazinelerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak son yıllarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu sarsan büyük depremler, sadece yeryüzündeki yapıları değil, suyun altındaki bu kadim mirası da derinden etkiledi. Anadolu’nun Derinlikleri Projesi kapsamında yürütülen kapsamlı su altı araştırmaları, suyun altındaki tarihi dokunun ciddi bir yıkımla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.
Sessiz tanıklar depremin izlerini taşıyor
Bölgedeki su altı arkeolojik değerlerini kayıt altına almak amacıyla Hazar Gölü’ne defalarca dalış gerçekleştiren uzman ekip, karşılaştıkları manzaranın vahametini raporladı. Keşif dalgıcı Faruk Gül ve ekibi, özellikle 2020 Elazığ ve 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgede yaptıkları incelemelerde, tarihi surların, kale yapısının ve burçların büyük oranda hasar gördüğünü belgeledi. Yapılan gözlemlerde, bazı kemerlerin tamamen çöktüğü, duvarlarda ise bir insanın rahatlıkla girebileceği genişlikte yarıkların oluştuğu tespit edildi. Su altı dünyasında restorasyonun zorluğu göz önüne alındığında, bu tahribatın gelecek nesiller için büyük bir kayıp riski taşıdığı ifade ediliyor.
Tektonik gölün derinliklerinde artan hasar
Sivrice Gölü’nün tektonik bir yapıya sahip olması, bölgedeki sismik hareketliliğin su altındaki yapılara olan etkisini doğrudan artırıyor. Anadolu’nun Derinlikleri Dalış Amiri İdris Çakmak, 2017 yılından bu yana bölgede yaptıkları dalışlarda değişimi adım adım gözlemlediklerini belirtiyor. Çakmak, 2017’de küçük çaplı yarıklar olarak başlayan deformasyonun, 2020 ve 2023 depremlerinin ardından çok daha belirgin hale geldiğini ve yarıkların giderek genişlediğini vurguluyor. Ekip, bu yıkımın sadece estetik bir bozulma olmadığını, aynı zamanda binlerce yıllık medeniyet izlerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirtiyor.
Gelecek nesillere ne kalacak?
Araştırmalar, Batık Şehir’in sadece bir kale yapısı değil, birden fazla medeniyete ev sahipliği yapmış katmanlı bir tarih olduğunu gösteriyor. Kale duvarlarının yaklaşık 2 metre kalınlığında olduğu ve surların toplam uzunluğunun 2,5 kilometreyi bulduğu tahmin ediliyor. Fırat Üniversitesi’nden akademisyenlerin de katkı sunduğu çalışmalarda, kalenin dip yapısındaki büyük taşların yukarı doğru çıktıkça küçüldüğü, bu durumun farklı dönemlere ait inşa tekniklerini yansıttığı gözlemleniyor. Ancak depremlerin yarattığı bu fiziksel tahribat, söz konusu tarihi dokunun bütünlüğünü tehdit ediyor. Keşif ekibi, su altındaki çalışmalarını tamamladıktan sonra elde ettikleri tüm görüntüleri ve hazırladıkları detaylı raporları ilgili makamlara sunarak, bu kadim mirasın korunması için gerekli adımların atılmasını talep edeceklerini belirtiyor. Zamanla yarışan ekip, tahribatın gün geçtikçe artmasından endişe duyuyor.