Havadis | Erzurum | Dede Korkut destanlarının kalbi Erzurum'da atıyor: Avnik Kalesi'nin gizemli hikâyesi gün yüzüne çıkıyor

Dede Korkut destanlarının kalbi Erzurum'da atıyor: Avnik Kalesi'nin gizemli hikâyesi gün yüzüne çıkıyor

Erzurum'un Köprüköy ilçesinde bulunan ve Dede Korkut hikâyelerinde stratejik bir merkez olarak betimlenen tarihi Avnik Kalesi, bölgenin kültürel mirasını yeniden canlandırmak amacıyla düzenlenen özel bir inceleme gezisiyle gündeme geldi.

Erzurum'un Köprüköy ilçesinde bulunan ve Dede Korkut hikâyelerinde stratejik bir merkez olarak betimlenen tarihi Avnik Kalesi, bölgenin kültürel mirasını yeniden canlandırmak amacıyla düzenlenen özel bir inceleme gezisiyle gündeme geldi.

Dede Korkut destanlarının kalbi Erzurum'da atıyor: Avnik Kalesi'nin gizemli hikâyesi gün yüzüne çıkıyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Erzurum'un Köprüköy ilçesine bağlı Güzelhisar Mahallesi'nde, sarp kayalıkların zirvesinde yükselen ve yüzyıllardır pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Avnik Kalesi, bugünlerde tarih meraklılarının ve araştırmacıların odağında yer alıyor. Dede Korkut destanlarında Abnik veya Avnik ismiyle anılan bu görkemli yapı, sadece mimari bir kalıntı değil, aynı zamanda Türk kültür coğrafyasının en önemli anlatılarından birinin de merkez üssü olarak kabul ediliyor. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş ile Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı Ergün Engin, bölgenin tarihi dokusunu yerinde incelemek ve bu kadim mirası turizme kazandırmak amacıyla bir araya geldi.

Destanların izinde bir stratejik kale

Murat Ertaş, Dede Korkut Kitabı'nın kültürel coğrafyasının merkezinde Erzurum'un yer aldığını vurgulayarak, hikâyelerin Nahçıvan'dan Ahıska'ya, Bayburt'tan Pasin Ovası'na kadar uzanan geniş bir coğrafyayı kapsadığını belirtti. Özellikle Bamsı Beyrek'in hikâyesinde Avnik Kalesi'nin kritik bir rol oynadığını ifade eden Ertaş, destanda kalenin bir kervan baskını ve savaşın başlangıç noktası olarak betimlendiğini aktardı. Hikâyeye göre, Pasin'in Kara Derbend'i önünden geçen tüccarların kervanı, Avnik Kalesi'ndeki güçler tarafından yağmalanır ve bu olay, Bamsı Beyrek ile Oğuz beylerinin bölgeye yönelerek büyük bir mücadele başlatmasına neden olur. Bu anlatı, kalenin tarihsel süreçte ne denli stratejik bir öneme sahip olduğunu gözler önüne seriyor.

Tarihin derinliklerinden gelen bir miras

Urartular dönemine kadar uzanan köklü geçmişiyle dikkat çeken Avnik Kalesi, Aras Nehri'nin hemen yanı başında, derin vadilerin koruduğu sarp bir coğrafyada konumlanıyor. Bizans kaynaklarında Abnikon, eski kayıtlarda ise Abinik olarak geçen kalenin isminin, Farsça güzel su anlamına gelen Âb-inik ifadesinden türediği düşünülüyor. Sasani Kralı I. Hüsrev tarafından kurulduğu rivayet edilen kale, Malazgirt Zaferi'nin ardından Saltuklular tarafından onarılmış, daha sonra İlhanlı hükümdarları Gazan Mahmud Han ve Olcayto Han dönemlerinde de kapsamlı tamiratlar görmüştür. İç içe üç sur duvarıyla çevrili olan bu yapı, İranlılardan Bizanslılara, Selçuklulardan Osmanlılara kadar pek çok farklı medeniyetin hâkimiyet mücadelesine sahne olmuştur.

Kültür turizminin yeni adresi

Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ergün Engin, kalenin sadece bir tarihsel yapı değil, aynı zamanda şehrin kimliğini yansıtan bir değer olduğunu ifade etti. Engin, bölgenin ulaşım kolaylığı ve tarihi derinliği sayesinde kültür turizmi açısından büyük bir potansiyel taşıdığını belirterek, sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde burada bir Dede Korkut Şenliği düzenlemeyi planladıklarını açıkladı. Harap durumdaki burç ve sur duvarlarına rağmen, kalenin hikâyesinin yeni nesillere aktarılması ve bölgenin bir çekim merkezi haline getirilmesi hedefleniyor. Güzelhisar köyü sınırları içerisinde yer alan bu tarihi alan, geçmişin izlerini bugüne taşıyarak ziyaretçilerini bekliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız