Erzurum'da yaşayan 53 yaşındaki Rukiye Tekle, yıllar önce kendisine dayatılan kısıtlamaları aşarak edebiyat dünyasına adım attı. Çocukluk döneminde çevresinde hakim olan kız çocuklarının eğitim almaması gerektiği yönündeki katı anlayış nedeniyle okul hayatı ilkokul seviyesinde yarım kalan Tekle, pes etmek yerine kendi yolunu çizmeyi tercih etti. On sekiz yaşında evlenerek aile kuran ve dört çocuk annesi olan Tekle, ev ve çocuk sorumluluklarının arasında okuma tutkusunu hiçbir zaman kaybetmedi.

Eğitimle Gelen Yeni Bir Hayat
Evliliğinin ardından azmini kaybetmeyen Rukiye Tekle, dışarıdan eğitim sistemini kullanarak ortaokul ve lise eğitimini başarıyla tamamladı. Kendi eğitimini sürdürürken üçü kız biri erkek olan dört çocuğunun da akademik gelişimleriyle yakından ilgilendi. Çocuklarının eğitimine hayatını adadığını belirten Tekle, iki kızının üniversiteyi bitirdiğini, bir kızının üniversite sınavlarına hazırlandığını ve oğlunun da eğitim sürecini desteklediğini ifade etti. Sadece akademik eğitimle yetinmeyen Tekle, ehliyet ve bilgisayar kursları gibi çeşitli kişisel gelişim programlarına da katılarak kendini sürekli yenilemeye gayret gösterdi.

Eşiküstü Sabırlar ile Edebiyata İlk Adım
Okuma tutkusunun zamanla yazma isteğine dönüştüğünü fark eden Rukiye Tekle, uzun süren bir hazırlık sürecinin ardından Eşiküstü Sabırlar isimli ilk romanını okurların beğenisine sundu. Erzurum Kitap Fuarı'nda düzenlenen imza gününde okurlarıyla buluşan Tekle, edebiyat dünyasına giriş yapmanın heyecanını yaşadı. Kitabının gerçek bir hayat hikayesinden esinlenerek kaleme alındığını belirten yazar, eserin isminin derin bir anlam taşıdığını vurguladı. Tekle, eşik kavramını insanın kendisiyle yüzleştiği, sabrederek geri döndüğü ya da cesaretini toplayıp geçerek kendini var ettiği bir dönüm noktası olarak tanımladı.

Kadınlara Okuma ve Yazma Çağrısı
Yazarlığın sadece bir unvan olmadığını, bu sıfatın içini doldurmak için daha çok çalışması gerektiğini belirten Tekle, kadınlara özel bir mesaj gönderdi. Kitap okuyan bir kadının atacağı her adımı daha bilinçli düşüneceğini ve olumlu kararlar alacağını savunan Tekle, okumanın insanın içindeki boşluğu doldurma süreci, yazmanın ise kendini bulma eylemi olduğunu ifade etti. İlk kitabıyla yazar olunmayacağının bilincinde olduğunu söyleyen Rukiye Tekle, gelecekte yeni eserler üretmek için çalışmalarına hız kesmeden devam edeceğini belirtti. Çocukluğunda kendisine dayatılan ev kızlığına mahkumiyet anlayışını, okuma ve yazma azmiyle yıkan Tekle, bugün kendi hikayesini yazan bir kadın olarak toplumda ilham verici bir örnek oluşturuyor.
