Erzurum’un dağlarında ve arazilerinde kendiliğinden yetişen şifalı bitkiler, artık basit birer ot olmaktan çıkıp ekonomiye yön veren ürünlere dönüşüyor. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) ve Erzurum Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Kooperatifi, şehrin biyoçeşitliliğini sanayiye entegre etmek için masaya oturdu. İmzalanan anlaşmayla birlikte, bölgenin potansiyelini katma değerli bir üretim modeline dönüştürecek pilot tesisin yol haritası çiziliyor.
Bölgenin bitki zenginliği nasıl değerlendirilecek
Yılda 100 bin ton bitki işleme kapasitesine sahip olması planlanan bu tesiste; kuşburnu, ışkın, yabani kekik ve meyan kökü gibi 15 ana tür odak noktasına alınıyor. Uzmanlar, süperkritik CO ekstraksiyonu gibi yüksek teknolojili yöntemlerle bu bitkilerin özlerini çıkararak küresel pazara uygun, yüksek değerli ürünler haline getirmeyi hedefliyor. Bu sistem, sadece üretimi değil; dijital izlenebilirlik ve Endüstri 4.0 gibi modern üretim tekniklerini de Erzurum'a getiriyor.
Üreticinin cebine ne kadar yansıyacak
Bu girişim, bölgedeki kırsal kalkınmanın önünü açmayı amaçlıyor. Kooperatif modeliyle çiftçiden doğrudan tedarik zinciri kurulurken, üretilen ürünlerin Avrupa, Orta Doğu ve Uzak Doğu pazarlarına satılması planlanıyor. Eğer fizibilite çalışmaları hedeflenen verimliliği gösterirse, Erzurumlu üretici için sadece yerel pazara değil, uluslararası ihracata dayalı yeni ve sürdürülebilir bir gelir kapısı açılmış olacak. Tesisin kurulumuyla birlikte bölgede yeşil dönüşüm odaklı yeni girişimlerin de artması bekleniyor.