Erzurum Palandöken’deki bir anaokulu, geleneksel sınıf düzenini yıkarak eğitimi tamamen doğanın içine taşıdı. Şeyma ve Enes Aydın çiftinin kurduğu okulda 80 öğrenci, teorik bilgilerden ziyade dokunarak ve deneyimleyerek hayatı öğreniyor.

Doğada eğitim nasıl işliyor
Haftanın bir günü çocuklar soluğu ormanda alıyor. Üç saat süren bu derslerde öğrenciler doğayı gözlemliyor, kendi keşiflerini yapıyor. Okul bahçesindeki mini ahırda ise kuzu, keçi ve tavuk besleyerek hayvanlarla bağ kuruyorlar. Ayrıca okulda bulunan marangoz ve terzi atölyeleri sayesinde çocuklar küçük yaşta dikiş dikmek veya tamirat yapmak gibi pratik işleri kavrıyor.

Peki bu çocukları nasıl etkiler
Bu model, çocukların sadece akademik başarısına değil, öz güvenlerine de odaklanıyor. Kendi sebzelerini yetiştiren, dikiş diken ve ormanda yön bulan çocuklar, gelecekte karşılarına çıkacak sorunları çözme becerisi kazanıyor. Ezberden uzak bu sistem, çocukların sadece öğrenmesini değil, aynı zamanda sorgulayan ve üreten bireyler olmalarını sağlıyor.

Bundan sonra ne olur
Doğa odaklı eğitim modellerinin, özellikle büyükşehirlerdeki betonlaşmış okul anlayışına alternatif olarak yaygınlaşıp yaygınlaşmayacağını önümüzdeki süreçte göreceğiz. Ailelerin bu tarz "yaşayarak öğrenme" programlarına olan ilgisi, eğitim sistemindeki tercihlerin de değişebileceğini gösteriyor.




