Erzurum’un dondurucu soğuğunda, eksi 20 derecede çekilen bu belgesel, sadece bir spor dalını değil, bir şehrin kimliğini gözler önüne seriyor. Öğretmenler ve okul personeli, geçmişin izlerini sürmek için kamera karşısına geçerek tarihe tanıklık etti.

TARİHİ BİRLİKTEN BEYAZ SAHAYA
1915 yılında, Sarıkamış Harekatı’nın hemen ardından Enver Paşa’nın emriyle kurulan Kayakçı Müfreze Birliği, Erzurum’daki kış sporlarının temelini attı. Okulun Beden Eğitimi Öğretmeni Fatih Özbayraktar, bu birliğin Kafkas Cephesi’ne asker yetiştiren ilk okul olduğunu belirtti. Ekip, o yılların ruhunu yansıtmak için tahta kayaklar ve dönemin şartlarına uygun özel kostümler kullandı. Kiremitlik Tabyası’nda yapılan çekimler, izleyiciyi bir asır öncesine götürüyor.

KAZIM KARABEKİR PAŞA’NIN İZLERİ
Belgesel, sadece askeri başarıları değil, Kazım Karabekir Paşa’nın yetim çocuklar için başlattığı sivil kayak faaliyetlerini de konu alıyor. Paşa’nın anılarında yer bulan bu çalışmalar, Türkiye’de sivil kayakçılığın ilk adımı olarak kabul ediliyor. İki yıl süren titiz bir araştırmanın ürünü olan yapım, aynı zamanda kentin kültürel mirasını "Efil Efil Erzurum" adlı özel besteyle taçlandırıyor. Bu çalışma, Erzurum’un sadece bir kış şehri değil, aynı zamanda sporun köklü bir merkezi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.





