Teknolojinin her alanı hızla dönüştürdüğü bir çağda yaşıyoruz. Birçok iş kolu yazılımlar ve robotik sistemlerle şekil değiştirirken, bazı zanaatlar kendi özgün çizgilerini korumaya devam ediyor. Eskişehir’de dört kuşaktır devam eden bıçakçılık geleneği, bu direncin en somut örneklerinden birini oluşturuyor.
Dört kuşaklık miras
Şenol Başak, mesleği dedelerinden devralan bir ailenin son temsilcilerinden. Yaklaşık 25 yıldır kardeşiyle birlikte tezgah başında ter döküyor. Başak, bu işin sadece bir geçim kaynağı olmadığını, dededen toruna aktarılan bir tutku ve adeta bir yaşam biçimi olduğunu vurguluyor.
Zanaatın dijitalle imtihanı
Yapay zekanın pek çok sektörde insan gücünü ikame ettiği günümüzde, Başak kendi işinin güvende olduğunu düşünüyor. Seri üretimin aksine el emeğinin değer kazandığını belirten usta, müşterilerin artık fabrikasyon yerine özgün işçilik aradığını ifade ediyor. Ona göre teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insan elinin yarattığı o benzersiz dokunuşun yerini dolduramaz.