Gaziantep, bilimin birleştirici gücünü kullanarak Gazze ve Filistin'deki akademik hayatın sürdürülebilirliği için kritik bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Müzeyyen Erkul Gaziantep Bilim Merkezi'nde düzenlenen 'Gaziantep’ten Gazze’ye: Bilim, Dayanışma ve Ortak Gelecek' başlıklı program, sadece bir fikir alışverişi platformu olmanın ötesine geçerek, bölgedeki üniversitelerle kurulacak somut iş birliklerinin temelini attı. Gazze İçin Bilim Kafe etkinliği kapsamında gerçekleştirilen bu anlamlı buluşma, yükseköğretim kurumlarının sadece bilgi üreten merkezler değil, aynı zamanda insanlığın vicdanını temsil eden yapılar olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Akademik dayanışmada yeni dönem
Programın moderatörlüğünü üstlenen Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, etkinliğin sıradan bir akademik toplantıdan ziyade fiili adımların atıldığı bir başlangıç noktası olduğunu vurguladı. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın çevrim içi katılımıyla zenginleşen oturumda, Filistin’den gelen 20 rektörün temsilcileri ve bölgedeki üniversite yöneticileri bir araya geldi. Rektör Demir, bu buluşmanın Gazze ve Filistin ile sadece konuşmak değil, birlikte yol almak ve ihtiyaçlara yönelik ortak projeler geliştirmek adına atılmış kararlı bir adım olduğunu ifade etti.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise konuşmasında, Türk yükseköğretim kurumlarının Filistinli akademisyen ve öğrencilerle olan bağının stratejik önemine dikkat çekti. Üniversiteler arasındaki iş birliğinin, bugünün zorluklarını aşmanın yanı sıra geleceğin bilimsel birikimini inşa etmek için de hayati bir rol oynadığını belirten Özvar, akademik dayanışmanın barışın tesisi için en güçlü araçlardan biri olduğunu dile getirdi.

İnsanlık onuru için ortak mücadele
Programda söz alan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gazze’de yaşananların sadece bölgesel bir çatışma değil, topyekûn bir insanlık sınavı olduğunu vurguladı. Şahin, Gazze’nin hakkını savunmanın insanlığın ortak değerlerini korumak anlamına geldiğini belirterek, çocukların öldüğü bir dünyada hiçbir bireyin masum kalamayacağını ifade etti. Bilim, ilim ve hikmetin ışığında ayağa kalkmanın önemine değinen Şahin, bu mücadelenin Müslümanlığın ötesinde, tüm insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu kaydetti.

Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise duygusal bir temenniyle konuşmasını gerçekleştirdi. Gelecekteki benzer bir toplantının Gazze’de, özgür ve bağımsız bir Filistin topraklarında yapılmasını dileyen Çeber, çocukların korkusuzca okullarına gidebildiği, refah içinde bir gelecek için dua ettiklerini belirtti. İsrail zulmünün sona ermesiyle birlikte, eğitim ve sağlık gibi temel alanlarda Filistin’in tam bağımsızlığına kavuşmasının en büyük temennileri olduğunu ifade etti.

Geleceği inşa edecek somut projeler
Etkinliğin ilerleyen bölümlerinde, Gazze ve Filistin üniversitelerinden gelen rektörler, kendi bölgelerindeki yükseköğretim kurumlarının karşılaştığı zorlukları ve akademik hayatın devamlılığı için gereken stratejileri paylaştılar. Uluslararası üniversitelerle kurulabilecek iş birliği imkanlarının detaylandırıldığı oturumlarda, öğrenci ve akademisyen hareketliliğinin artırılması, ortak bilimsel projelerin hayata geçirilmesi ve bilgi paylaşımının süreklilik kazanması gibi başlıklar öne çıktı.

Akademik dayanışmanın güçlendirilmesi, sadece bugünkü krizin yönetilmesi için değil, aynı zamanda bölgenin gelecekteki bilimsel kapasitesinin korunması için de büyük önem taşıyor. Program, üniversiteler arasında kurulacak güçlü ilişkilerin, bölgedeki akademik ekosistemi nasıl daha dirençli hale getirebileceğini gözler önüne serdi. Katılımcılar, bu buluşmanın ardından atılacak her adımın, Gazze ve Filistin’deki gençlerin eğitim hakkına ve bilimsel geleceğine doğrudan katkı sağlayacağı konusunda mutabık kaldı.

