Havadis | Gaziantep | Sessiz ilerleyen tehlike: Erkeklerin en büyük sağlık sınavı prostat kanseri

Sessiz ilerleyen tehlike: Erkeklerin en büyük sağlık sınavı prostat kanseri

Gaziantep'te uzmanlar, erkeklerde sıkça rastlanan ancak erken evrede belirti göstermeyen prostat kanserine karşı 50 yaş üstü bireyleri düzenli tarama yaptırmaları konusunda uyardı.

Gaziantep'te uzmanlar, erkeklerde sıkça rastlanan ancak erken evrede belirti göstermeyen prostat kanserine karşı 50 yaş üstü bireyleri düzenli tarama yaptırmaları konusunda uyardı.

Sessiz ilerleyen tehlike: Erkeklerin en büyük sağlık sınavı prostat kanseri
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Erkek sağlığını tehdit eden en önemli unsurlardan biri olan prostat kanseri, sinsi ilerleyişiyle dikkat çekiyor. Hastalığın başlangıç aşamalarında hiçbir somut belirti vermemesi, birçok erkeğin durumu fark etmeden geç kalmasına neden olabiliyor. 15 Eylül Dünya Prostat Kanseri Farkındalık Günü vesilesiyle Medical Point Gaziantep Hastanesi Üroloji Uzmanları Prof. Dr. Mehmet Solakhan ve Doç. Dr. Osman Barut, bu sessiz düşmana karşı toplumsal bilincin artırılması gerektiğinin altını çizdi. Uzmanlar, özellikle 50 yaş sınırını aşan erkeklerin, herhangi bir şikayetleri olmasa dahi düzenli ürolojik kontrollerini bir yaşam disiplini haline getirmeleri gerektiğini vurguluyor.

Belirti vermeyen sinsi bir süreç

Prof. Dr. Mehmet Solakhan, prostat kanserinin en yanıltıcı yönünün, hastalığın erken dönemlerinde vücudun herhangi bir alarm vermemesi olduğunu belirtiyor. Birçok hastanın ancak şikayetler belirginleştiğinde doktora başvurduğunu ifade eden Solakhan, bu yaklaşımın tedavi şansını düşürdüğünü dile getiriyor. Erken evrede yakalanan prostat kanserinin tedavi sürecinde çok daha başarılı sonuçlar verdiğini hatırlatan uzmanlar, aile öyküsünde kanser vakası bulunan bireylerin ise çok daha erken yaşlarda taramalara başlamasının hayati önem taşıdığını belirtiyor. Genetik yatkınlık, hastalığın seyrini değiştiren en kritik faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

İdrar şikayetleri bir uyarı olabilir

Doç. Dr. Osman Barut ise hastalığın ilerleyen evrelerinde ortaya çıkan idrar yolu şikayetlerinin göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor. İdrar yaparken zorlanma, akışın zayıflaması, sık idrara çıkma veya gece uykudan idrar ihtiyacıyla uyanma gibi durumların sadece prostat kanserine değil, farklı prostat hastalıklarına da işaret edebileceğini belirten Barut, bu belirtilerin uzun süreli devam etmesi durumunda mutlaka bir uzmana danışılması gerektiğini ifade ediyor. Hastalık şüphesi taşıyan bireylerde tanı süreci, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve klinik verileriyle birleştirilerek kişiye özel bir yol haritası ile yönetiliyor.

Tanı ve takipte kişiselleştirilmiş yaklaşım

Prostat kanserinin teşhisinde kullanılan PSA kan testi ve fiziksel ürolojik muayene, uzmanların en temel araçları arasında yer alıyor. Ancak uzmanlar, tek bir testin her hasta için kesin bir sonuç vermeyebileceğini, bu nedenle tanı ve takip sürecinin hekim tarafından hastanın risk profiline göre belirlenmesi gerektiğini vurguluyor. Gerekli görülen durumlarda ileri görüntüleme teknikleri ve biyopsi gibi yöntemlere başvurularak teşhis netleştiriliyor. 15 Eylül Dünya Prostat Kanseri Farkındalık Günü kapsamında verilen mesaj oldukça net: Sağlığınızı şansa bırakmayın, kontrollerinizi ertelemeyin ve düzenli muayenelerle geleceğinizi güvence altına alın.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız