Giresun'un Alucra ilçesinde yaşayan Dursun Kılıçkaya, tarım dünyasında kırmızı altın olarak bilinen ve kilogram fiyatı 600 bin ile 900 bin lira arasında değişen safranı, 1500 rakımlı zorlu coğrafyada üretmeyi başardı. Beş yılı aşkın süredir devam eden deneme ve gözlem süreçlerinin ardından elde edilen bu başarı, bölgedeki alternatif tarım arayışları için de önemli bir umut ışığı oldu. Kılıçkaya, küçük bir alanda başladığı bu serüveni, toprağın bereketini kanıtlayarak daha geniş bir vizyona taşımayı hedefliyor.
Beş yıllık sabır ve gözlem süreci
Kılıçkaya, safran yetiştiriciliğine başlarken bölgenin iklim ve toprak şartlarının bu narin bitkiye uygunluğunu test etmek için uzun bir süreye ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. Deneme yanılma yöntemiyle ilerlediği bu beş yıllık süreçte, bitkinin gelişimini yakından takip ettiğini belirten üretici, ağustos ortası ile eylül başı arasında toprakla buluşturduğu safran soğanlarının, ekim ve kasım aylarında mor çiçeklerini açtığını gözlemledi. Büyük bir titizlikle toplanıp kurutulan bu çiçeklerin, yüksek ekonomik değeriyle dikkat çektiğini vurgulayan Kılıçkaya, elde ettiği sonuçların tüm çabasına değdiğini belirtiyor.
Verim artışı ve ekonomik potansiyel
Üretim sürecinin ilk yıllarında dönüm başına 300 ile 400 gram arasında kuru safran elde edebildiğini aktaran Kılıçkaya, zamanla soğanların çoğalmasıyla birlikte verimin ciddi oranda arttığını ifade ediyor. İkinci ve üçüncü yıllarda dönüm başına yaklaşık 1 kilograma ulaşan üretim miktarı, sürecin başarısını somut bir şekilde ortaya koyuyor. Üçüncü ve dördüncü yılların sonunda ise sadece yüksek ekonomik değere sahip safran değil, aynı zamanda yeni üretim alanlarında kullanılabilecek tohumluk soğanlar da elde etmeyi başardı. Bu durum, Alucra topraklarının safran yetiştiriciliği için ne kadar elverişli olduğunu kanıtlar nitelikte.
Alucra'da tarımsal çeşitlilik hedefi
Safran üretimiyle sınırlı kalmayan Dursun Kılıçkaya, Alucra'da tarımsal ürün çeşitliliğini artırmak adına farklı denemeler de yapıyor. Mor patates ve üzümsüz asma yaprağı gibi alternatif ürünlerin ekimini de gerçekleştiren Kılıçkaya, bölgenin potansiyelinin doğru değerlendirilmesi gerektiğine inanıyor. İlçenin toprak yapısının ve ikliminin, doğru tekniklerle işlendiğinde çok daha farklı ve kıymetli ürünler verebileceğini savunan üretici, çalışmaya ve üretmeye hevesli olan herkesin bu bereketli topraklardan faydalanabileceğini vurguluyor. Kılıçkaya'nın bu girişimi, yerel üreticiler için de yeni bir gelir kapısı oluşturma potansiyeli taşıyor.