Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın suç örgütü dosyası ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümüne ilişkin yürüttüğü soruşturmada dinlenen 5 ayrı tanık, adli makamlara son derece detaylı bilgiler sundu. Dosyadaki anlatımlara göre, 17-25 Aralık süreci öncesinde Fethullah Gülen'den Denizolgun'a gelen iş birliği ve ittifak mektubu, "Biz devletimizin yanında dururuz" denilerek kesin bir dille reddedildi. Bu gelişmenin hemen ardından harekete geçen FETÖ yönetiminin, devletle uyumlu çalışan Denizolgun'u devre dışı bırakıp örgüt üzerinde etkili kılmak istedikleri Alihan Kuriş'i öne çıkardığı kaydedildi. Tanık beyanlarında, Denizolgun'un vefatının hemen ardından henüz naaşı toprağa verilmeden Ümraniye'deki genel merkezde Kuriş'in lider ilan edildiği ve bağlılık yemini istendiği ifade edildi.
Kurban ve zekât gelirlerinden oluşan kayıt dışı dev havuz Avrupa'ya aktarıldı
Soruşturma evrakındaki bilgi alma tutanaklarında, yapılanmanın yurt dışı ayağına ve karanlık finans ağına dair somut veriler yer aldı. Tanık Rüstem Şahin'in ifadelerine göre; fitre, zekât ve kurban derisi organizasyonlarından toplanan muazzam miktardaki kayıt dışı nakit para, Kuriş'in güdümündeki kuryeler aracılığıyla Almanya ve Hollanda'ya kaçırıldı. Avrupa'da kurulan merkezlerin, Türkiye'den firar eden FETÖ mensuplarının sığınmasını sağladığı ve bu operasyonların tamamen söz konusu yasa dışı havuzdan finanse edildiği soruşturma dosyasına girdi.