NATO Genel Sekreteri'nin Ankara'daki basın toplantısında ifade özgürlüğünü ve protesto hakkını savunmasının hemen ardından, Kurtuluş Parkı'nda toplanan gruba yönelik polis müdahalesi dikkat çekti.
Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi, güvenlik önlemleri ve beraberinde gelen tartışmalarla gündemdeki yerini koruyor. Zirvenin hemen öncesinde NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Cumhurbaşkanlığı'nda düzenlenen toplantıda demokrasi vurgusu yaparak, "İnsanlar isterlerse gösteri ve protesto düzenleyebilmelidir" mesajını vermişti. Ancak Rutte'nin bu açıklamalarından kısa bir süre sonra, başkent sokaklarında bambaşka bir tablo yaşandı.
Kurtuluş Parkı'nda bir araya gelen NATO'ya Hayır Koordinasyonu üyeleri, zirveye yönelik tepkilerini dile getirmek istedi. Eyleme katılanlar arasında Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, TİP Milletvekili Sera Kadıgil ile Emek Partisi (EMEP) milletvekilleri İskender Bayhan ve Sevda Karaca da yer alıyordu. Güvenlik güçleri, eylemcilerin etrafını sararak geniş bir abluka oluşturdu.
Ters kelepçe ile gözaltılar
Polis müdahalesi sırasında eylemciler ters kelepçe takılarak gözaltına alınırken, bölgedeki gelişmeleri takip etmeye çalışan basın mensuplarının alana girişine de izin verilmedi. Rutte'nin "medyanın kısıtlamasız çalışabilmesi demokrasinin bir parçasıdır" sözlerine rağmen, sahadaki kısıtlamalar dikkatlerden kaçmadı.
Zirve öncesi operasyonlarda bilanço ağırlaştı
Sadece Kurtuluş Parkı'ndaki müdahale değil, zirve öncesinde Türkiye genelinde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlar da geniş yankı uyandırdı. Ev baskınları neticesinde aralarında gazetecilerin, akademisyenlerin, avukatların ve öğrencilerin bulunduğu çok sayıda kişi emniyete götürüldü. Edinilen bilgilere göre, son dönemdeki gözaltı süreçlerinin ardından tutuklu sayısı 170 sınırını aşmış durumda.
Rutte'nin demokrasi tanımı test ediliyor
Hollandalı bir gazetecinin, Türkiye'deki muhaliflere yönelik baskılar ve komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanması üzerinden yönelttiği sorulara yanıt veren Rutte, demokrasinin sadece seçimlerden ibaret olmadığını savunmuştu. Özgür medya ve protesto hakkının altını çizen NATO Genel Sekreteri, bu tür meselelerin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile doğrudan görüşülmesi gerektiğini belirtmişti. Ancak Ankara sokaklarındaki görüntüler, uluslararası arenada verilen bu mesajların sahada nasıl bir karşılık bulduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı.