Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, cemaat lideri Alihan Kuriş ve ailesinin dudak uçuklatan mal varlığını ve şirketler üzerinden dönen devasa para akışını gözler önüne serdi.
Süleymancılar cemaati lideri Alihan Kuriş hakkında başlatılan "çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturması, kamuoyunun dikkatini ailenin sahip olduğu geniş gayrimenkul portföyüne ve karmaşık finansal işlemlere çevirdi. Yürütülen incelemeler sonucunda, Kuriş ailesi üyelerinin üzerine kayıtlı toplam 191 adet taşınmazın bulunduğu tespit edildi.
Gayrimenkul zengini aile tablosu
Tapu kayıtlarına göre, söz konusu taşınmazların büyük bir kısmının Alihan Kuriş’in annesi Ayşe Gülderen Kuriş adına kayıtlı olması dikkat çekti. Kayıtlara göre Ayşe Gülderen Kuriş 138, merhum Mahmut Sabri Kuriş 26 ve Alihan Kuriş ise 14 gayrimenkulün sahibi olarak görünüyor.
Aileye ait mülklerin lokasyonları ise oldukça dikkat çekici. İstanbul’un gözde semtlerinden Erenköy’de dubleks daireler, Üsküdar Altunizade’de 9 bin metrekareyi aşan geniş araziler, ahşap konaklar ve Kısıklı’daki bahçeli evler, ailenin portföyünde yer alan başlıca varlıklar arasında bulunuyor. Ayrıca Sakarya’nın Serdivan ve Erenler ilçelerinde de çok sayıda tarla, iş yeri ve ofis binasının aile mülkiyetinde olduğu belirlendi.
MASAK raporunda dikkat çeken milyarlık hareketler
Soruşturma dosyasında yer alan 168 sayfalık MASAK raporu, sadece gayrimenkullerle sınırlı kalmayan devasa bir para trafiğini de ortaya koydu. Kuriş ile bağlantılı şirketlerin, özellikle 2017-2026 yılları arasındaki bankacılık işlemleri şüphe uyandırdı.
Güleryüz Kuyumculuk Turizm ve Otomotiv AŞ'nin işlem hacminin 66 milyar lirayı aştığı, şirket hesaplarına giren ve çıkan nakit tutarların milyarlarca lirayı bulduğu raporda vurgulandı. Benzer şekilde, İstanbul Hisar Turizm’in Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri odaklı para transferlerinin 8 milyar liraya ulaştığı tespit edildi. MASAK uzmanları, bu işlemlerin organize bir yapı içerisinde, paranın hızla başka hesaplara aktarılması yöntemiyle gerçekleştirildiğini ve ciddi şüpheler barındırdığını raporladı.
Gözaltı dalgası ve suçlamalar
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 13 Ağustos tarihinde düğmeye basarak "suç örgütü kurma ve yönetme", "kara para aklama", "nitelikli dolandırıcılık" ve "vergi usul kanununa muhalefet" suçlamalarıyla 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarmıştı. Operasyonlar neticesinde şu ana kadar 33 kişi yakalanırken, taşınmazların edinilme süreçleri ve şirketlerin finansal faaliyetleri üzerindeki hukuki süreç derinleştirilerek devam ediyor.