Türkiye’de pek çok evlilikte sıkça rastlanan kahvehane alışkanlığı, artık boşanma davalarında hukuki bir yaptırıma dönüştü. Yüksek mahkeme, evlilik birliğinin sadece aynı çatı altında yaşamak olmadığını, eşlerin birbirine zaman ayırması gerektiğini vurgulayan emsal bir karara imza attı.
Evdeki sorumlulukları görmezden gelerek vaktinin büyük kısmını dışarıda geçirenler için hukuk artık daha keskin bir tutum sergiliyor. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir boşanma dosyasını incelerken taraflardan birinin sürekli kahvehanede arkadaşlarıyla vakit geçirmesini "ağır kusur" olarak tanımladı.
Karar ne anlama geliyor?
Bu karar, sadece kahvehanede vakit geçirmekle ilgili değil; eşine karşı ihmalkar davranan, onu sosyal ortamlarda yalnız bırakan ve evdeki maddi-manevi sorumlulukları üstlenmeyen herkesi kapsıyor. Mahkeme, bu tutumun aile birliğini temelden sarstığına karar vererek, ihmalkar eşin maddi ve manevi tazminat ödemesine hükmetti. Yani bundan sonra "arkadaşlarımla çay içiyorum" bahanesi, boşanma davalarında karşı tarafın tazminat alması için geçerli bir kanıt olabilir.