Mürsel Yetik, 1967 yılından beri elinden kalemi düşürmüyor. Ankara Polatlı'da yaşayan Yetik, çiftçilikle geçirdiği onca yıla rağmen günlük tutma alışkanlığından bir gün bile vazgeçmedi. Askerlik hatıralarından köydeki kuraklık dönemlerine, dünyadaki önemli haberlerden komşularının hikayelerine kadar her şeyi defterlerinde saklıyor.
Bir ömrün tarihçesi kağıtlarda
Yetik için günlük tutmak sadece geçmişi hatırlamak değil, hayatın akışını belgelemek anlamına geliyor. Evinde biriken onlarca defter, adeta Hacıtuğrul Mahallesi'nin 60 yıllık kişisel bir arşivi gibi duruyor. Köye gelen yabancıları, vefat edenleri ve mevsimsel değişimleri detaylarıyla not ediyor. Televizyonda gördüğü önemli gelişmeleri bile akşam olduğunda satırlara dökmeden uyumuyor.
Yazma tutkusu ölünceye kadar sürecek
80 yaşındaki Yetik, bu disiplinli alışkanlığını bir hastalık gibi tanımlıyor. Yazmadığı zaman kendini eksik hissettiğini belirten Yetik, ömrünün sonuna kadar defterlerini doldurmaya kararlı. Dostlarının hediye ettiği ajandaları birer hazine gibi koruyan Mürsel Yetik, bu günlüklerin ardında geleceğe dair somut bir iz bırakmanın huzurunu yaşıyor. Peki, dijital çağda unutulup giden anılarımız arasında, Yetik'in bu defterleri ileride nasıl bir hikaye anlatacak?