Avrupa ülkelerinde oturum hakkı elde etmeyi sağlayan Golden Visa programlarına yönelik ilgi, özellikle Schengen vizesi süreçlerindeki belirsizlikler ve küresel hareketlilik arayışıyla birlikte her geçen gün artıyor. Ancak uzmanlar, bu programların tek tip bir yapıya sahip olmadığını ve yatırımcıların hatalı kararlar almamak için stratejilerini baştan sona gözden geçirmeleri gerektiğini belirtiyor. VESTA Global Kurucu Ortağı Teuta Narazan, yatırımcıların sadece oturum hakkı ve minimum tutara odaklanarak hareket etmesinin ciddi riskler barındırdığını ifade ediyor.
Yatırım Kararında Kişisel Profilin Önemi
Golden Visa dünyasında her ülkenin sunduğu imkanlar ve kabul ettiği yatırım araçları birbirinden oldukça farklılık gösteriyor. Bazı ülkeler gayrimenkul alımı üzerinden oturum hakkı tanırken, diğerleri fon veya farklı finansal araçları zorunlu kılıyor. Bu çeşitlilik, yatırımcıların önce kendi hedeflerini, risk iştahlarını ve uzun vadeli beklentilerini netleştirmelerini zorunlu kılıyor. Narazan, yatırım kararının bir ülke veya proje seçimiyle değil, yatırımcının kendi profilini doğru tanımlamasıyla başlaması gerektiğini vurguluyor. Uluslararası hareket kabiliyetini artırmak, çocukların eğitim planlarını güvence altına almak veya varlıkları farklı para birimlerinde çeşitlendirmek isteyenler için her programın sunduğu avantajlar farklılık gösteriyor.

Değişen Kurallar ve Güncel Mevzuat Takibi
Avrupa'daki programların son yıllarda önemli değişikliklerden geçtiği ve geçmişte geçerli olan bilgilerin bugün yatırımcıları yanlış yönlendirebileceği gerçeği göz ardı edilmemeli. Yatırımcıların ilk olarak programın güncel koşullarını ve hangi yatırım modellerinin oturum hakkına uygun olduğunu teyit etmeleri gerekiyor. Özellikle fon yatırımı yapacak olanların, fonun içeriğini, risk seviyesini, yönetim yapısını ve geçmiş performansını detaylıca incelemesi şart. Sadece minimum yatırım tutarına bakmak, yatırımcının hedefleriyle uyuşmayan bir sürece girmesine neden olabilir. Fonun likiditesi ve nakde çevrilme koşulları, yatırımın uzun vadeli başarısı için kritik birer gösterge olarak öne çıkıyor.

Gayrimenkulde Proje Seçimi ve Maliyet Analizi
Gayrimenkul üzerinden oturum hakkı sunan Yunanistan gibi pazarlarda ise projenin programa uygunluğu kadar yatırımın niteliği de büyük önem taşıyor. Lokasyon seçimi, kira potansiyeli, bölgedeki gerçek konut talebi ve geliştirici şirketin geçmiş performansı, yatırımın değerini belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Ayrıca, yatırımın maliyeti sadece Golden Visa için gereken minimum tutardan ibaret değil. Gayrimenkul alımlarında tapu giderleri ve vergiler, fon yatırımlarında ise yönetim ücretleri gibi ek maliyetler toplam yatırım tutarını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle yatırımcıların tüm bu kalemleri içeren kapsamlı bir maliyet analizi yapması ve çıkış stratejilerini en baştan planlaması gerekiyor. Vatandaşlığa geçiş koşulları ile oturum hakkı kriterlerinin birbirinden farklı olduğunu unutmamak, uzun vadeli planlamanın en önemli parçalarından biri olarak kabul ediliyor.