Beyninizde bir kitle tespit edildiğinde ilk akla gelen şey genellikle hemen ameliyat olmaktır. Ancak tıp dünyasındaki yeni teknolojiler, her vakada kafatasının açılmasına gerek kalmadığını gösteriyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Kahraman, robotik stereotaktik biyopsi yöntemiyle çok daha zahmetsiz bir tanı süreci izlenebildiğini anlatıyor.
Robotik sistemle nokta atışı tanı
Bu yöntem, navigasyon ve robotik kollar yardımıyla hedeflenen bölgeden milimetrik hassasiyetle parça alınmasını sağlıyor. Geleneksel yöntemlerdeki gibi hastanın başına ağır çerçeveler takılmasına gerek kalmıyor. Küçük bir kesiyle yapılan işlem sayesinde hasta, saçları çok az kesilerek süreci atlatıyor ve günlük hayatına daha çabuk dönüyor. Özellikle derin yerleşimli veya konuşma merkezlerine yakın tümörlerde bu yaklaşım, hastayı büyük bir cerrahi riskten kurtarıyor.
Hangi tedaviye ihtiyacınız olduğunu belirler
Görüntüleme yöntemleri her zaman kitlenin türünü tam olarak ele vermez. Bazen bir kitle tümör değil, enfeksiyon veya tedaviye bağlı doku değişikliği olabilir. İşte bu noktada biyopsi devreye giriyor. Alınan örnek patolojide inceleniyor ve tedavi süreci buna göre şekilleniyor. Eğer tümör cerrahi yerine radyoterapi veya kemoterapiyle tedavi edilebilecek türdeyse, hasta gereksiz yere büyük bir ameliyata girmekten kurtulmuş oluyor. Bu yöntem her vaka için uygun olmasa da doğru hastada tedavi başarısını baştan aşağı değiştirebiliyor.