İstanbul Ataşehir'de bir alışveriş merkezinin ortasında kurulan üç boyutlu deneyim alanı, ziyaretçileri alışılagelmişin dışında bir yolculuğa çıkardı. Europa Donna Türkiye-Meme Hastalıkları Koalisyonu Derneği ve Roche İlaç Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen Zaman Senden Yana projesi, meme kanseri tanısı alan bir kadının gözünden hayatın nasıl değiştiğini gözler önüne serdi. İki gün boyunca süren bu özel etkinlikte, hastane koridorlarının soğukluğundan günlük yaşamın sıcaklığına uzanan bir hikaye, ziyaretçilerin zihinlerinde derin izler bıraktı. Proje, sadece tıbbi bir süreci değil, kanserle mücadele eden bireylerin duygusal dünyasını ve zamanın onlar için taşıdığı hayati önemi vurgulamayı hedefledi.
Kanserle gelen yeni bir yaşam dengesi
Radyasyon onkolojisi uzmanı ve Europa Donna Türkiye Başkan Yardımcısı Serap Yücel, meme kanseri tanısının sadece hastayı değil, tüm aile dinamiklerini kökten değiştirdiğini ifade etti. Yücel, kadınların aile içindeki merkezi rollerine dikkat çekerek, tedavi sürecinde bu bireylerin sosyal ve duygusal ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Tanı anından itibaren bir kadının hayatını film şeridi gibi sorguladığını dile getiren Yücel, projenin temel amacının hiçbir kadının bu zorlu süreçte kendisini yalnız hissetmemesini sağlamak olduğunu vurguladı. Türkiye'de 25 yıldır sürdürülen dayanışma çalışmalarının, kadınların artık kendi sağlıkları hakkında daha açık konuşabilmelerine olanak tanıdığını belirten Yücel, erken tanının sadece tedavi başarısını değil, yaşam kalitesini de koruduğunu hatırlattı.
Erken teşhisin sağladığı özgürlük alanı
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay ise meme kanserinin hem dünyada hem de Türkiye'de kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olduğunu hatırlatarak, erken tanının hayati bir bariyer görevi gördüğünü belirtti. Dünya genelinde her yıl milyonlarca kadını etkileyen bu hastalıkta, belirti vermeden önce yapılan mamografi taramalarının önemine değinen Gümüşay, erken evrede yakalanan kanserin daha az yoğun tedavilerle kontrol altına alınabildiğini ifade etti. Modern tıbbın sunduğu yenilikçi tedavi seçeneklerinin, hastaların hastanede geçirdiği süreyi azalttığını belirten Gümüşay, bu durumun kadınların sosyal yaşamlarına, kariyerlerine ve ailelerine daha fazla vakit ayırabilmelerine olanak tanıdığını sözlerine ekledi.
Tedavide yenilikçi yaklaşımlar ve yaşam kalitesi
Roche İlaç Türkiye Medikal Direktörü Dr. Mahir Kurt, onkoloji alanındaki gelişmelerin sadece sağ kalım oranlarını artırmakla kalmayıp, hastaların tedavi sürecindeki deneyimlerini de iyileştirdiğini vurguladı. Zamanın, kanser tedavisindeki en kritik değişkenlerden biri olduğunu belirten Kurt, erken tanının kişinin kendi vücudunu tanımasıyla başladığını ifade etti. Yenilikçi tedavilerin, hastaların günlük rutinlerini bozmadan tedavi süreçlerini yönetmelerine yardımcı olduğunu belirten Kurt, bu gelişmelerin hastaların sevdikleriyle geçirebilecekleri zamanı artırmasının, tıbbi başarının en değerli parçalarından biri olduğunu belirtti. Proje, ziyaretçilere sağlıklarını ertelememeleri çağrısında bulunarak, meme kanseri farkındalığının toplumsal bir sorumluluk olduğunu bir kez daha hatırlattı.