Havadis | İstanbul | Çocuğunuz ders çalışmıyorsa sebebi tembellik olmayabilir: Başarı baskısının gizli yüzü

Çocuğunuz ders çalışmıyorsa sebebi tembellik olmayabilir: Başarı baskısının gizli yüzü

Okulların açılmasına sayılı günler kala öğrencilerde görülen isteksizlik ve odaklanma sorunları, aslında derin bir kaygı sürecinin habercisi olabilir. Uzmanlar, bu durumu sadece disiplin eksikliği olarak görmenin yanlış olduğunu, çocukların duygusal ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Okulların açılmasına sayılı günler kala öğrencilerde görülen isteksizlik ve odaklanma sorunları, aslında derin bir kaygı sürecinin habercisi olabilir. Uzmanlar, bu durumu sadece disiplin eksikliği olarak görmenin yanlış olduğunu, çocukların duygusal ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Çocuğunuz ders çalışmıyorsa sebebi tembellik olmayabilir: Başarı baskısının gizli yüzü
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Yeni eğitim öğretim yılı yaklaşırken, pek çok evde benzer bir gerilim yaşanıyor. Okul sıralarına dönmeye hazırlanan öğrencilerde gözlemlenen motivasyon kaybı, ders çalışma isteksizliği veya odaklanma güçlüğü gibi durumlar, genellikle ebeveynler tarafından basit bir tembellik veya disiplinsizlik olarak yorumlanabiliyor. Ancak uzmanlar, bu davranış kalıplarının altında yatan nedenlerin çok daha karmaşık ve psikolojik temelli olabileceği konusunda uyarıyor. Medicana Çamlıca Hastanesi’nden Klinik Psikolog Cansu Kaya, akademik beklentilerin zirveye çıktığı bu dönemlerde, çocukların sergilediği tepkilerin aslında yaşadıkları yoğun içsel çatışmaların bir yansıması olduğunu belirtiyor.

Başarı kaygısı potansiyeli gölgeliyor

Öğrencilerin omuzlarındaki sınav kaygısı ve başarı baskısı, çoğu zaman onların gerçek potansiyellerini ortaya koymalarını engelleyen bir perde görevi görüyor. Özellikle 'Ya başarısız olursam' veya 'Ailemi hayal kırıklığına uğratırsam' gibi düşünceler, çocukların zihnini meşgul ederek öğrenme süreçlerini sekteye uğratabiliyor. Psikolog Cansu Kaya, bu noktada kaygının kökenine inmenin hayati önem taşıdığını ifade ediyor. Psikolojik destek süreçlerinde, öğrencinin kaygı yaratan düşünce kalıplarını fark etmesi ve bunları daha sağlıklı baş etme mekanizmalarıyla değiştirmesi hedefleniyor. Süreci sadece sınav sonucu odaklı değil, gelişim odaklı bir perspektifle ele almak, çocuğun üzerindeki baskıyı hafifletmek için atılabilecek en önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor.

Dikkat sorunlarının ardındaki gerçek nedenler

Bir çocuğun dikkatini toplamakta zorlanması, her zaman ders çalışmak istememesinden kaynaklanmıyor. Klinik Psikolog Cansu Kaya, dikkat becerilerini etkileyen faktörlerin oldukça geniş bir yelpazeye yayıldığını hatırlatıyor. Uyku düzenindeki bozukluklar, yoğun stres, ekran başında geçirilen sürenin fazlalığı, öğrenme güçlükleri veya duygusal sorunlar, çocuğun akademik performansını doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle, çocuğu sadece daha fazla ders çalışmaya zorlamak, sorunun çözümüne katkı sağlamadığı gibi, var olan baskıyı daha da artırabiliyor. Klinik değerlendirme süreçlerinde, çocuğun gelişimsel öyküsü, aile dinamikleri ve okul gözlemleri bir bütün olarak ele alınarak, çocuğun güçlü yönleri ve desteklenmesi gereken alanlar titizlikle belirleniyor.

Ebeveynlere düşen en büyük görev: Anlaşılmak

Yeni eğitim döneminde ebeveynlerin çocuklarına sunabileceği en değerli katkı, notlardan ziyade çocuğun gösterdiği çabaya ve duygusal ihtiyaçlarına odaklanmak oluyor. Sürekli kıyaslama yapmak, eleştirel bir dil kullanmak veya sadece akademik başarıyı ödüllendirmek, çocuktaki kaygı düzeyini tırmandırabiliyor. Bunun yerine, güvenli bir iletişim alanı oluşturarak çocuğun zorlandığı noktaları anlamaya çalışmak, çok daha yapıcı bir yaklaşım sunuyor. Bazen bir çocuğun ihtiyacı olan şey daha fazla ders saati değil, sadece anlaşılmak ve dinlenmektir. Psikolog Kaya, hedefin sadece akademik olarak başarılı bireyler yetiştirmek değil, aynı zamanda duygularını tanıyan, kaygısıyla baş edebilen ve kendine güvenen çocuklar yetiştirmek olması gerektiğini vurguluyor. Psikolojik desteğin sadece bir sorun ortaya çıktığında değil, koruyucu bir önlem olarak da görülmesi, çocuğun uzun vadeli başarısı ve mutluluğu için kritik bir rol oynuyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız