Modern yaşamın stresi ve değişen önceliklerimiz, çocuk sahibi olma planlarını genellikle ileri yaşlara öteliyor. Ancak vücudumuzun biyolojik saati, bu planlara her zaman ayak uyduramayabiliyor. Uzmanlar, doğurganlık kapasitesinin sessizce azaldığına dikkat çekerek, bu sürecin aslında genel sağlığınız hakkında önemli ipuçları taşıdığını hatırlatıyor.
Yaşla birlikte neler değişiyor
Kadınlarda 37-38 yaşından sonra yumurta sayısı ve kalitesi hızla düşüşe geçiyor. Erkeklerde ise ilerleyen yaş, sperm hareketliliğini ve kalitesini olumsuz yönde etkiliyor. Sadece yaş değil; sigara, alkol, obezite ve kronik stres gibi yaşam tarzı faktörleri de doğurganlığı doğrudan baltalıyor. Eğer 35 yaşın altındaysanız bir yıl, 35 yaşın üzerindayseniz altı ay boyunca korunmasız ilişkiye rağmen gebelik oluşmuyorsa, bir uzmana görünmek vakit kaybetmemenizi sağlıyor.
Kontroller
Doktorlar, ultrason ve kan testleri sayesinde yumurta rezervleriniz hakkında bilgi alabileceğinizi belirtiyor. Erken dönemde yapılan kontroller, ileride yaşanabilecek ciddi sorunların önüne geçebiliyor. Eğer henüz çocuk düşünmüyorsanız ancak gelecekte bu kapıyı açık tutmak istiyorsanız, yumurta veya embriyo dondurma gibi seçenekleri hekiminizle görüşebilirsiniz. Sağlıklı bir gelecek için vücudunuzun size verdiği sinyalleri görmezden gelmemeniz gerekiyor.