Havadis | İstanbul | Demokrasi tarihinin en karanlık günü: Menderes ve yol arkadaşları 65 yıl sonra anıldı

Demokrasi tarihinin en karanlık günü: Menderes ve yol arkadaşları 65 yıl sonra anıldı

Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen 27 Mayıs darbesinin ardından idam edilen Başbakan Adnan Menderes ile bakanları Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan, vefatlarının 65. yıl dönümünde Topkapı'daki anıt mezarda düzenlenen törenle yad edildi.

Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen 27 Mayıs darbesinin ardından idam edilen Başbakan Adnan Menderes ile bakanları Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan, vefatlarının 65. yıl dönümünde Topkapı'daki anıt mezarda düzenlenen törenle yad edildi.

Demokrasi tarihinin en karanlık günü: Menderes ve yol arkadaşları 65 yıl sonra anıldı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Türkiye'nin demokrasi serüveninde derin izler bırakan 27 Mayıs 1960 darbesinin üzerinden tam 65 yıl geçti. O karanlık günlerde milletin iradesine vurulan ağır darbenin ardından idam edilen Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan, İstanbul Zeytinburnu'ndaki anıt mezarlarında düzenlenen resmi törenle anıldı. Törene devletin üst kademesinden isimlerin yanı sıra, dönemin mağdurlarının aileleri ve çok sayıda vatandaş katılarak demokrasi şehitleri için dualar etti. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan anma programında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gönderdiği mesaj da okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, 27 Mayıs'ın cunta mahkemeleri tarafından hukuksuz bir şekilde katledilen devlet adamlarını rahmetle anarken, bu sürecin Türk demokrasisine vurulan en büyük darbelerden biri olduğunu vurguladı.

Milli iradeye vurulan ağır darbenin acısı tazeliğini koruyor

Törenin en dikkat çekici anlarından biri, Adnan Menderes'in gelini Ümran Menderes'in yaptığı duygusal konuşmaydı. Menderes, 27 Mayıs'ın 17 yıl boyunca bayram olarak kutlanmasının yarattığı toplumsal travmaya dikkat çekerek, Yassıada'daki düzmece mahkemelerin hukuksuzluğunu bir kez daha gözler önüne serdi. İstiklal Madalyası sahibi bir Başvekilin, ülkesine hizmet etmekten başka hiçbir amacı olmayan bakanların hayattan koparılmasının Türkiye'nin siyasi tarihinde asla silinmeyecek bir utanç olduğunu belirten Ümran Menderes, darbelerin ülkenin kalkınma ve büyüme yolculuğunu nasıl sekteye uğrattığını ifade etti. Aynı zamanda törende, dönemin İçişleri Bakanı İsmail Hakkı Gedik'in torunu Namık Gedik de önemli bir gelişmeyi paylaştı. Gedik, dedesinin kabrinin, demokrasi şehitlerinin bulunduğu anıt mezara nakledilmesine ilişkin alınan kararı duyurarak, ailenin yıllardır süren bekleyişinin nihayete erdiğini belirtti.

Yassıada'daki hukuksuzluğun belgeleri gün yüzüne çıkıyor

Anma töreninde söz alan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri, dedesi Ahmet Tevfik İleri üzerinden Yassıada mahkemelerinin hukuk dışı işleyişine dair çarpıcı detaylar aktardı. İleri, seçilmiş bir iktidarın yalan kurgularla ve silah zoruyla görevden uzaklaştırılmasının, anayasal düzenin nasıl ayaklar altına alındığının kanıtı olduğunu söyledi. Dedesi için hazırlanan hüküm yazısındaki ifadeleri paylaşan İleri, sanıkların sadece görevlerini yaptıkları için değil, bağlılıklarını bozmadıkları için cezalandırıldıklarını vurguladı. Bu durumun, o dönemde hukukun nasıl bir intikam aracına dönüştürüldüğünün en somut özeti olduğunu dile getirdi. Kürşad Zorlu ise yaptığı konuşmada, aradan geçen 65 yılın, 27 Mayıs darbesinin Türkiye'ye verdiği zararı çok daha net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti. Zorlu, darbecilerin asıl hedefinin milletin iradesini yok etmek olduğunu ancak Türk milletinin demokrasiye sahip çıkarak bu karanlık zihniyete geçit vermediğini ifade etti.

Demokrasi şehitlerinin hatırasına vefa

Törenin sonunda, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve beraberindeki heyet, demokrasi şehitlerinin kabirlerini ziyaret ederek karanfiller bıraktı. Heyet, aynı zamanda merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın kabrini de ziyaret ederek dua etti. 65 yıl önce yaşanan bu acı olay, bugün Türkiye'nin demokrasiye olan bağlılığını pekiştiren bir hatırlatıcı olarak anıt mezarda yankılanmaya devam ediyor. Katılımcılar, geçmişin hatalarından ders çıkararak geleceğin daha güçlü ve demokratik bir Türkiye vizyonuyla inşa edilmesi gerektiği mesajını bir kez daha yinelediler. Anma töreni, sadece bir vefa borcu değil, aynı zamanda milli iradenin her türlü müdahalenin üzerinde olduğunun bir kez daha tescillendiği bir buluşma olarak kayıtlara geçti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız