Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Türkiye Basın Federasyonu üyeleriyle gerçekleştirdiği buluşmada, ülkenin gündemindeki kritik başlıkları değerlendirdi. Terörsüz Türkiye vizyonu kapsamında yürütülen silah bırakma ve tasfiye süreçlerinin olağan dışı bir nitelik taşıdığını vurgulayan Uçum, bu süreçlerin yönetilmesinde geleneksel yöntemlerin ötesine geçilmesi gerektiğini ifade etti. Uçum, tespit aşamasının ardından teyit ve ilan süreçlerinin yıl sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini belirtti.

Rutin dışı süreçler için özel yöntemler
Uçum, İmralı'da inşa edilen yeni yapının ve Abdullah Öcalan'ın statüsüne yönelik tartışmaların, sürecin doğası gereği yanlış yorumlandığını savundu. Yürütme bünyesinde oluşturulan Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun dört alt komisyonundan birinin silahsızlanma ve fesih süreçlerini takip etmekle görevli olduğunu hatırlatan Uçum, Öcalan'ın bu komisyon bünyesinde bir görev üstlenmesinin muhtemel olduğunu açıkladı. Bu durumun bir imtiyaz değil, tasfiye sürecinin daha sağlıklı ilerlemesi için gerekli bir çalışma ortamı olduğunu belirten Uçum, hükümlülük statüsünde bir değişiklik olmadığını, aksine örgütü kuran ve silahı kullandıran muhatapla yürütülen diyalogda verimlilik hedeflendiğini vurguladı.
2028 seçimleri ve anayasa takvimi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın adaylığına ilişkin hukuki ve siyasi süreci de değerlendiren Uçum, 2028 yılındaki seçimlerin sembolik bir tarihe denk gelebileceğini öngördü. 16 Nisan 2017 referandumunun yıl dönümüne atıfta bulunan Uçum, Meclis'in seçimleri yenileme kararı alması durumunda 16 Nisan 2028 tarihinin öne çıktığını belirtti. Yeni anayasa çalışmalarının ise mevcut dönemde yetişmesinin zor olduğunu, bu konunun 29'uncu dönemin temel taahhütlerinden biri haline geleceğini ifade etti.

50+1 kuralı ve infaz reformu
Siyasi sistemin temel taşı olan 50+1 kuralının anayasa değişikliği olmaksızın değişmeyeceğini yineleyen Uçum, bu normun toplumsal ve siyasal istikrar için vazgeçilmez olduğunu savundu. Öte yandan, cezaevlerindeki yoğunluğun azaltılmasına yönelik Adalet Bakanlığı ile birlikte kapsamlı bir infaz düzenlemesi üzerinde çalışıldığını duyurdu. Reformcu bir bakış açısıyla hazırlanan bu düzenlemenin, önümüzdeki dönemde ceza infaz hukukunda önemli değişiklikleri beraberinde getireceği mesajını verdi.