17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, Fatma Doğanay’ın hayatını tamamen değiştirdi. Sakarya’daki evlerinde yakalandığı o büyük felakette kız kardeşini kaybeden Doğanay, yaşadığı derin acıya rağmen arama-kurtarma ekiplerinin önemini bizzat yerinde gördü. Bu tecrübe, onun kariyer yolculuğunu belirleyen en büyük motivasyon kaynağı oldu.

ACIDAN DOĞAN BİR MESLEK TUTKUSU
Üniversitede İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği bölümünü bitiren Doğanay, girdiği sınavları başarıyla geçti. Sabiha Gökçen Havalimanı’nda göreve başladı ve Türkiye’nin ilk kadın itfaiye şoförü unvanını aldı. Bugün 26 yılı geride bırakan Doğanay, işini ilk günkü heyecanla yapmaya devam ediyor. Gece nöbetlerine büyük bir neşeyle geldiğini söyleyen Doğanay, itfaiyeciliğin sadece bir iş değil, kutsal bir görev olduğunu belirtiyor.

SANİYELERLE YARIŞILAN BİR GÖREV
Havalimanında 24 saat esasına göre hazırlık yapan ekipler, telsizden gelen bir anonsla saniyeler içinde harekete geçiyor. Uçakların iniş ve kalkışlarında stratejik noktalarda bekleyen ekipler, acil durumlar için her an hazır kıta duruyor. Doğanay, bugüne kadar büyük bir felaketle karşılaşmadıklarını ancak kuş çarpması ya da teknik arızalar gibi durumlara hızla müdahale ettiklerini anlatıyor. Kadınların her alanda başarılı olabileceğine inanan Doğanay, pes etmeden çalışmanın önemini vurguluyor.

