Havadis | İstanbul | Gözünüze perde iniyorsa sakın beklemeyin: Saniyeler içinde kalıcı hasar bırakabilir

Gözünüze perde iniyorsa sakın beklemeyin: Saniyeler içinde kalıcı hasar bırakabilir

Ani görme kayıplarının sadece gözle ilgili değil, vücuttaki çok daha büyük sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini belirten uzmanlar, 'dinlenince geçer' yanılgısının geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor.

Ani görme kayıplarının sadece gözle ilgili değil, vücuttaki çok daha büyük sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini belirten uzmanlar, 'dinlenince geçer' yanılgısının geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor.

Gözünüze perde iniyorsa sakın beklemeyin: Saniyeler içinde kalıcı hasar bırakabilir
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Gözlerinizde aniden beliren bir kararma, görüş alanınızda oluşan bir boşluk veya sanki bir perde iniyormuş gibi hissettiğiniz o ilk an, aslında vücudunuzun size verdiği en kritik alarm sinyallerinden biri olabilir. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mert Hakan Şimşek, görme yetisinin saniyeler veya günler içerisinde kısmen ya da tamamen yitirilmesinin, tıbbi literatürde mutlak bir acil durum olarak sınıflandırıldığını vurguluyor. Birçok hasta, bu durumu geçici bir yorgunluk veya stres belirtisi olarak yorumlayıp dinlenerek geçmesini beklerken, aslında kalıcı görme kaybına giden geri dönüşü olmayan bir süreci başlatmış oluyor.

Gözün inmesi: Damar tıkanıklıkları ve hayati riskler

Ani görme kayıplarının altında yatan en tehlikeli nedenlerin başında, gözü besleyen damarlardaki tıkanıklıklar geliyor. Tıbbi tabirle retinal arter tıkanıklığı olarak adlandırılan bu durum, adeta gözde yaşanan bir inme vakası gibidir. Retinaya kan taşıyan ana arterin aniden kapanması, ağrısız ancak hızlı bir görme kaybını beraberinde getirir. Özellikle yüksek tansiyon ve diyabet hastalarında daha sık karşılaşılan retinal ven tıkanıklıkları ise kanın gözden geri dönüşünü engelleyerek ciddi hasarlara yol açar. 60 yaş üzerindeki bireylerde ise damar duvarlarının iltihaplanmasıyla seyreden dev hücreli arterit riski devreye girer; bu tabloya genellikle şiddetli şakak ağrısı ve çiğneme güçlüğü gibi belirtiler eşlik eder.

Işık çakmaları ve perde inmesi: Retina dekolmanı tehlikesi

Görme kaybı her zaman damarsal bir sorundan kaynaklanmayabilir. Retina dekolmanı, gözün arka kısmındaki ışığa duyarlı tabakanın yerinden ayrılmasıyla karakterize olan ve acil cerrahi müdahale gerektiren bir durumdur. Süreç genellikle ışık çakmaları ve göz önünde uçuşan cisimlerin artmasıyla başlar. Eğer bu belirtiler ihmal edilirse, kişinin görüş alanının önüne bir perde inmiş gibi karanlık bir alan oluşur. Benzer şekilde, diyabete bağlı damar hasarları sonucu gözün içindeki jölemsi sıvıya kan sızmasıyla oluşan vitreus kanamaları da ani görme kayıplarının bir diğer önemli nedenidir. Optik sinirde meydana gelen iltihaplanmalar olan optik nevrit ise, özellikle göz hareketleri sırasında artan ağrıyla kendini belli eder ve bazen Multiple Skleroz (MS) hastalığının ilk klinik bulgusu olarak karşımıza çıkabilir.

Geçici kayıplar büyük bir inmenin habercisi olabilir

Birçok hasta, birkaç dakika süren ve ardından kendiliğinden düzelen görme kayıplarını önemsiz görerek doktora başvurmayı erteler. Ancak Amaurosis fugax olarak bilinen bu geçici durum, karotis damarından kopan küçük bir pıhtının göz damarını kısa süreli tıkaması sonucu oluşur. Görmenin kendiliğinden geri gelmesi, sorunun çözüldüğü anlamına gelmez; aksine bu durum, ileride yaşanabilecek büyük bir inmenin habercisi olabilir. Bu nedenle nörolojik ve kardiyolojik değerlendirmelerin yapılması hayati önem taşır. Öte yandan, akut glokom krizi gibi göz içi basıncının aniden yükseldiği durumlar; şiddetli göz ağrısı, bulantı, kusma ve ışıkların çevresinde gökkuşağı halkaları görülmesiyle acil müdahale gerektirir. Stres faktörü ise santral seröz koriyoretinopati gibi retina altında sıvı birikmesine yol açan rahatsızlıkları tetikleyerek merkezi görüşte bulanıklığa neden olabilir. Hangi sebeple olursa olsun, görme kaybı şikayetiyle karşılaşıldığında vakit kaybetmeden tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı ve asla kendi kendine ilaç veya damla kullanımına gidilmemelidir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız